ZİRVELER
Zirveler tipi ve boran beldesi yerler Korkunç fırtınanın dinmediği garip sessizlikler Ovalardan çok asude görünen zirveler Sessiz karanlığa gömülenlerin çığlıklarıyla inler
ŞEHİDİN BULDUKLARI
Karşımda herc-ü merc yığınlar Nelere gebe bilinmez yarınlar Bugün şen şakrak yarın üzüntülü Rahmet bu, gaybın üstü örtülü
ÖTELERDEKİ İLKLERE......
Bizden önce ölenler ağladık halinize Vah kardeşim diye, inledik günlerce Mezarının başına gelip eseflendik yine Aradan seneler geçti ah vah diye, diye
ÖMER?E (RA) ÖZLEM
Gecenin alaca karanlığında İnsanlar uykuya vardığında Sokaklarda bir pir-i fani İşte bu Ömer?in hali
MEÇHUL ÖLÜ
Böylece zaman aldı tüm verdiklerini... Yapayalnız kaldı, sanki ilk günkü gibi.
KAR ÇİÇEKLERİ
Bahar güneşiyle açan çiçekler Meyve vermeye yetişemezler Az bir soğuk,yıkar hülyalarını Buruşturur,çabuk değiştirirler dünyalarını
HİÇTEN SİZE.......
Zamanın çarkları ağır,ağır dönerken Bir yılım daha geçti ölümü beklerken Ömür şehrimden çöktü bir kale daha Arkamda kaldı sanki sessiz bir vaha
HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ?
Belde ağrılar baştaki beyazlıklar Gözde fersizlik dünyaya isteksizlik Geriye bakınca buruk gözyaşları Hiç düşündün mü neyin habercisi?
GÖZYAŞLARI
Gökyüzünde bulutlar güneşi perdeliyor Bulutlu hava insanı hüzünlendiriyor Yağmur yağınca açılıyor hava Yukarıdan gülümsüyor güneş insana
GÖZLERDEKİ HAZİNE
Bugün hava çok duygulu Bulutlar yürüyor hava puslu Bir açıyor bir kapanıyor Sanki insan gibi geziyor
ÇOCUKLAR
Ağaçta açan tomurcuklar Küçük bir filizdir çocuklar, Rüzgar bile sallar dalını Çatık kaşla büker dudağını
BİZİM PINAR......
Bizim pınarın suyu yine kurumuş Olukları yeşil, yeşil yosun tutmuş Etrafındaki selviler bile kaybolmuş Osman Dede?nin hayratı harap olmuş
DİLENCİ NİNE
Cami avlusunda dilenen nineyi gördüm Hicabından gözlerini bile örtmüştü. Bilemediğim dertleri belini iyice bükmüş Anlaşılan insanlardan istemek dünyaya küstürmüştü.
Yazarlar