Sayın Baykal bu günlerde çok şanslı. Her şey istediği gibi oluyor. Maliye Bakanı ortaya bir söz attı AKP % 8 oy kaybetti. ( Kendisi bu sözü yalanladı ) Anketlerde AKP'nin oy oranı % 34'ün altına hiç düşmemişti.
Malvarlığı tartışmaları AKP'nin oylarında önemli orana düşüşe sebep oldu.
Şunu belirtmeliyim ki Tayyip beye nazar değdi. Dış dünyada boyuyla bosuyla yüzümüzü ağartan Sayın Erdoğan Türkiye de tökezlemeye başladı.
Çiftçi ile girilen diyalog ve sonrasındaki gelişmeler gerçekten olmaması gereken olaylardı.
Sayın Başbakan kendisini ikaz eden bakanlarına " boş bulundum, serde Kasımpaşalılıkta var" cevabını vermişti vermesine ancak halkın gözünde itibarını zedelemişti.
Yine de halk Sayın Başbakanı kendine yakın görüyor, hatalarıyla onu kabul ediyor. Etmeyenlerin sayısı da hayli fazlalaşıyor.
Sayın Burhan Özfatura son gelişmeler için " Dost Acı Söyler " sözüne inanmasını öğütlemişti.
Gelişmeler gösteriyor ki soğuk savaştan sonra " Soğuk Politika " dönemine girdik. Muhalefet ve yakın çevreleri Sayın Başbakan'ın psikolojisini bozarak halkın gözünden düşürmeye çalışıyor.
Bu oyuna gelmemesi gereken Tayyip Bey , çok kolay hata yaptı. Uzun süredir muhalefette ve iktidarda ülke için bir şey üretemeyen Sayın Baykal ise çok basit kozları değerlendirme peşinde?
Bülent Ecevit sapasağlam bir insandı. Yılların tecrübesi ve kendine özgü mantığıyla ülkeyi yönetirken bir anda elden ayaktan düştü.
Komplo teorisyenleri ve fısıltı gazetesi Sayın Ecevit için ilaçla öldürülmeye çalışıldı teşhisini koydu.
Rahmetli Özal'ın aile efradı Turgut Özal'ın zehirlenerek öldürüldüğünü her fırsatta kamuoyuyla paylaşıyor.
Ülkemizi karıştıran Filistin ve İsrail sorunu belkide özel metotlarla çözülmek istendi. Çölün kartalı Osmanlı Zabitinin oğlu Yaser Arafat bir anda hastalanarak vatanından uzakta öldü.
Çok geçmeden Şaron da hastalandı ve Ortadoğu da dengeler bir anda değişti. Belki de istedikleri adamı Filistin ve İsrail'in başına geçirerek Irak, İran , Suriye ve Türkiye satrancında ayaklarına bağ olmamalarını istediler?
Ancak büyük güç hiç beklemediği bir olayla karşılaştı? Hamas seçimlerde büyük başarı sağladı. Tüm dünya ülkeleri ayağa kalktı ve biz kabul etmeyiz dediler.
Son günlerde İslam Dünyasında yıldızı hızlı parlayan Türkiye Hamas konusunda arabuluculuk etmek istedi. İstemek en doğal hakkıydı da.
Dün denecek kadar bizim olan topraklarda oynanan oyuna çözüm için müdahil olmak istiyordu. Satranç o kadar profesyonel oynanıyordu ki Türkiye bu hamlesiyle iç politikada kargaşaya sebep oldu.
Yıllardır düşünürüm Mehmetçiği arkadan vuran Arap ırkının yaşadığı topraklarda bu kadar mert bir halk nasıl olmuşta Çanakkale destanı gibi bir destan yazabilmişti.
Çünkü oradaki canlar ve kanlar bizim kanımız. Balkanlarda akıl almaz zulme maruz kalan halkta bizim kanımızdan ve canımızdandı. Rahmetli Özal o kutlu mirasa sahip çıktı ve kapıları açtı.
O günlerde yine iç politikanın önemli belirleyicileri büyük düşünememişlerdi?
Şimdi Sayın Baykal'a bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Eski deneyimli politikacılar bu sahneden ayrıldı ve halkın neşesi morali kaçtı. Eski politikacılar dan bir tek kendisi kaldı. Halk hala Sayın Demirel konuşunca etkileniyor ve rahatlıyor.
En zor sorular O'na soruluyor ve en güzel cevapları yine O veriyor.
Sayın Ecevit'te öyle?
Biz halk olarak kendi değerlerimizin kıymetini bilmiyoruz. Ülkemizin değerini bilemediğimiz gibi.
İnsanlar 350 YTL 'ye bir ay çalışırken, polisler, askerler kredi kartı borcu nedeniyle intihar ederken ne Sayın Baykal'ın malvarlığını, ne de Sayın Başbakan'ın malvarlığını kabul edemiyorum.
Onlar istedikleri kadar avukatlık ve ticaret yaptıklarını söyleyip dursunlar bu servetler Türk halkının hafızasında kuşku olarak duruyor.
Bizim halkımız eskiden bunları sorgulamazdı.
Çocukluğumda bizim köyde Demirel'in evine gidip gelenler olurdu. Demirel'in evindeki halıyı anlatırken içinde kayboluyorsun inanılmaz yünlü derlerdi.
Bunu anlatanın evinde eski kilim dahi yoktu ve bunu sorgulamazdı. Oy kazanmak için Demirel'in evindeki halının tüyleriyle seçmeni etkilemeye çalışırlardı.
Günümüzde bu halk değişti. Artık her şeyi sorgular oldu. Eskiden yerde Arapça gazete yazısı görse Kur'an diye düşünür ve kırk kat bezle sarar saygı gösterirdi.
Dinini ve camideki hocasını sorgulayan bir halk liderini ve önünde yürüyeni en ince ayrıntısına kadar sorgular, sorguluyor da?
KİMSE ATATÜRK'Ü DİNLEMEMİŞ
Bugün komşum aradı ve stopajları ödeyemediği için maliyenin işyerine icra getirdiğini onlara yediemin olup olamayacağımı sordu?
Gittim oldum. Ve Atatürk'ün köşkten gizlice firar ettiğinde devlet tarafından öküzü alınan bir köylü ile karşılaşmışlardı. Atatürk; " bu yasayı hemen düzeltin çiftçinin üretim aracı elinden alınmaz " talimatı vermişti.
Büyük Atatürk'ü kimse dinlememiş olmalı ki komşumun para kazandığı bilgisayarlarına icra geldi. O devirde öküzdü şimdi bilgisayar?
Değişen bir şey yok..
KREDİ KARTI YASASI ALDATIYOR
Kredi kartı konusunda gösterilen çabayı küçümsemek istemem. Ancak bu yasa yanlış hazırlanıyor.
İntihar aşamasındaki bir astsubay 450 Milyon TL borcu için ilk icra takibi 3 Milyar 750 Milyon olarak açılmış. Şimdi bu borç 17 Milyar TL
Yeni hazırlanan yasa 450 Milyon baz alınarak faiz işletilirse bu halk bu borcu öder. 17 Milyar hayali borcuna bir de % 22 faiz ödettirmek istenirse ödemektense intiharı seçer?
Yasayı hazırlayanlar az da mağdurları dinleseler sorun kökten çözülecek.