Bu gün bir Güneydoğu Gazisinden mektup aldım. Günyedoğu halkına hizmet için gittiği dağlarda ayağını nöbete bırakmış bir gaziden aldım mektubu. Eğer mektubumu yayınlarsanız Güneydoğu Gazisi yazmayın diyordu satır aralarında. Güneydoğudaki çocuklar için nöbetteydim onlar okusun, iç ve dış mihraklara kanmasınlar diye. Kananların önüme koyduğu mayınla bir ayağımı onların huzuru için feda ettim diyordu..
O çocuklara kırgın değilim, Güneydoğuya kırgın değilim, beni pusuya düşüren dağa bile kırgın değilim. Bu can bu vatana feda olsun diyordu mektubunda. Mektubu pek çok sitem ve pek çok yürek sızısı yüklüydü. Bir kaç kez okudum, sonra bir çay içtim bir daha okudum.
Gözlerimin önüne internette dolaşan bir resim geldi. Çanakkale savaşlarında teyyare bölüğü askerlerinin resmi . Resimdeki Mehmetçiklerin ayağında çarık yoktu, üstündeki üniforma bin parça olmuştu. Karınları zaten açtı ve onlar dimdik ayaktaydılar. Çünkü kalpleri birlikte atıyordu.
Birlikte atan kalpler topa, tüfeğe süngüyle karşı durabiliyordu.
O günleri düşünürken Kadifekale Şehitliği'ndeki Şehitlik Defterinde bir şehit yüzbaşımızın hanımı tarafından yazılmış mektubu hatırladım.
" Şehidim seni uğurlarken geri döneceksin diyordum ama sen dönmedin. Ben seni beş yıldır bekliyorum. O kadar çaresizim ki çareyi senden istemeye geldim. Başucunda kaç saat ağladım bilmiyorum. Sen gittikten sorna hayatımızda her şey bitti tükendi. Sen bize hayat veriyordun hayat damarlarımız kesildi ."
Bu satıları okuduğumda içim burkuldu. O kadar üzüldüm ki anlatamam. Keşke dedim bu satırları bu mektupları internete taşısak ve tüm insanlar okusa...Hatta ingilizceye de çevirsek diyerek hayal kurmaya başladım...
Halbuki onlarca cilt mektubu yazmaya kalksak aylar alır, okumaya kalksak yıllar...
Yaşamaya kalksak an gelir, olur ve biter. İşte birileri bu halkın en kahramanları yaşadılar biz destanını yazamıyoruz.
Şimdi Ege Ordu Komutanlığı'ndan isteğimiz Kadifekale şehitliğindeki onlarca cilt defterin bilgisayar ortamına taşınarak internette yayınlamasına imkan sağlaması...
SehitlerOlmez.Com sitesi yayınlama görevini büyük bir şerefle yapar... Defeterlerdeki yazılar istenirse Mehmetçikler tarafından yaşanmış hatıralar , yine Mehmetçikler tarafından kaleme alınabilir...Şehit ve Gazilerimizin ve onların bize emanet bıraktıklarının gönlüne bir huzur yüzlerine tebessüm getirmek için yapılması gereken bir çalışma....
İlk defa İzmir Şehit Aileleri Derneği' ni ziyarete gittiğimde ürperdiğimi hatırlıyorum. Dernekteki anneler, babalar bu benim şehidim, bu benim şehidim diye çocuklarının resmimi gösterirken içim kan ağlıyordu. Şehit anaları ve şehit babaları şehit evlatları ile hem gurur duyuyor hem de özlemle kahraman evlatlarını anlatıyorlardı....
Çanakkale Şehitleri günü yaklaşırken İzmir'in kalbinde dalgalanan bayrağın gölgesinde yatan şehitlere bir fatiha okurcasına bu çalışmayı ruhlarına hediye etmeliyiz...
Tüm ayrılık nedenlerini, içimizdeki bitmeyen makam ve mevki çıkmazını bir kenara atarak elbirliği yaparsak, Onların canlarıyla verdiği mücadeleyi , arkada bıraktıklarının yaşadıkları dramı dünya halklarına " İngilizce ve Türkçe " anlatabiliriz...
Şehitlerimizin etten tırnaktan birer insan olduklarını, bir baba, amca,dayı ve evlat olduklarını ve Türkiye'nin bu acıyı uzun yıllardır yaşadığını gösterebiliriz....