Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


SAYIN BAŞBAKAN'IN YOLU MANİSA RUH SAĞLIĞI HASTANESİ'NE DÜŞER Mİ ?

Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'ne uzun yıllar önce bir arkadaşımın annesinin cenazesini almak için gelmiştim. Cenaze hastane bahçesinde küçük kulubelerden birindeydi. Cenaze yatak çarşafına sarılmıştı. Arkadaşım annesini o şekilde görünce gözyaşlarına hakim olamadı. Çarşafların ucundan tutarak tabutun içine koyduk ve İzmir'e getirdik. Yıl 1996.

O gün insanlığın bir başka yüzüne daha şahit olmanın şaşkınlığını yaşamıştım. Akıl sağlığını yitiren insanları ve hastaneyi araştırmaya başladım. Hastane bahçesindeki bir binanın en üst katından insanlar bağırıyordu. İnsanların çaresiz feryatları ABD'nin Guantánamo kampını andırıyordu.

Yıl 2008, yolum yine Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'ne düştü. İnternette imaj değiştirmeye çalışan hastaneyi hiç değişmemiş ve terkedilmiş insanların çöplüğü olarak buldum. İnternette değiştiği iddia edilen hastanenin değişen bölümleri, Başhekimlik binası ve polikilinikler. Bir de hastalar için bir adet bina yapılmış. Ancak hastaların kaldıkları alanlar hala içler acısı.

Hatanede 15 Psikiyatri Uzmanı, 2 Çocuk Psikiyatri Uzmanı, 2 Nöroloji Uzmanı, 1 Anestezi Uzmanı, 1 Biyokimya Uzmanı, 1 Farmakoloji Uzmanı, 1 Aile Hekimi, 8 Doktor, 1 Diş Hekimi olmak üzere 32 personeli var. Görevli doktorlar hastalar kadar psikolojik zorluk içinde. Bir hekime hastanın durumunu sorabilmek için kuyrukta bekleyen 50 hastanın bitmesini beklemek zorundasınız. Türkiye'nin en önemli Ruh Sağlığı hastanesinde bir hekim bir hastaya 5 dakika ayıramıyor. Ayırsa diğer hastalara bakma şansı hiç yok. Hasta ile ilgili sorduğunuz hiç bir soruya cevap alamıyorsunuz, zira doktor hastayı tanımıyor bile !

Hastanede her dört hastaya bir yatak düşüyor. Ruh Sağlığı'nı düzeltmek için çaresiz getirilen hastalar hekimlerin tüm çırpınışlarına rağmen insanlık dışı imkanlarla tedavi edilmeye çalışılıyor.


AKP hükümeti döneminde Sağlık Bakanlığı'nın hastaneye bir miktar kaynak ayırdığı ve bu kaynak doğrultusunda çalışmalar yapıldığı söyleniyor olsa bile hastane günümüz Türkiye'sinin en utanılacak hastanelerinden biri konumunda.

Hastanede tesisler dışarıdan görenleri ürpetecek kadar virane. Bahçesi çöplerle dolu. Görevli hasta bakıcılar bildiğimiz hastabacılardan farklı değil. Sadece az daha cüsseli insanlar.Onlarda hastaların yoğunluğu nedeniyle psikolojik zorluk yaşıyor.

21. Yüzyılda Ruh Sağlığı'nı kaybeden insanların hala dışlandığını ve hala tedavi edilemediğini görmek utanç verici.

Sayın Başbakan bu hastaneye ve bu gibi hastanelere özel ilgi göstermeli, taksi duraklarını ziyaret etmeden önce bu hastaneyi ziyaret etmelidir.

Sayın Başbakan Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'ni gezdiğinde benim duygu ve düşüncelerime hak verecektir. Hastane görevlilerinin hasta yakınlarını anlamaları çok zor. Hasta yakınlarının da hastane çalışanları anlamadığı bir gerçek.

Bu gerçekler ışığında yapılması gerekenleri sıralamak istiyorum.

Hastane çok daha meskun bir alana taşınmalı. Hastanenin yeniden yapılanması hastane yönecileri tarafından değil de, mimarlar mühendisler tarafından şekillendirilmelidir. Yurt dışındaki örnekleri mutlaka incelenemeli ve örnek teşkil edecek tesislerden fikir alınmalıdır.

Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'ne girdiğinizde insanların içi açılmalı. Hastaların kaldıkları mekanlar cezaevinden farklı görüntüde olmalı. Hastalara ve hasta yakınlarına huzur vermeli, hastane çalışanlarına da ekonomik ve sosyal ayrıcalık tanınmalıdır. Demir parmaklıklarla donatılan binanın içinden dışarıya sızan hasta sesleri, diğer hastaların duymayacağı şekilde donatılmalıdır. Hasta koğuşlarından gelen sesler hem hastaları hemde hasta yakınlarını olumsuz etkilemektedir.

Bahçesi çöplerle değil, yemyeşil çimenlerle kaplı olmalıdır. Çam ağaçlarının altında kuşlar özgürce şakımalı Ceylanlar yapay şelalelerden su içmeli. Bahçesinde kaynak suları, çeşmeler akmalı.

Yeteri kadar hekim, hemşire, hastabakıcı ve diğer görevliler olmalı. Hastane personeli de psikolojik destek almalı. Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'nde hekimler dahil tüm personelin yılgınlığı gözlerinden okunuyor. Böylesine ihmal edilmiş bir hastanenin yılgın personeli başarılı olabilir mi ?

Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'nin diğer bir özelliği de hiç bir hastayı reddetmemesi. Hastayı yatıracak yeri, ilgilenecek personeli olmasa bile, sevkedebileceği alternatifi olmadığı için hastayı kabul etmek zorunda.

Hasta yakınlarını ve hastanede fedakarca çalışan personeli rencide etmemek için detayları yazmıyorum, hastane servislerinde çekilen görüntüleri de yayınlamıyorum.

Sadece Sayın Başbakan'ın konuya daha fazla ilgi göstermesini ve bu hastanelerin daha modern hale getirilmesini istiyorum. Hastane bahçesinde onlarca hasta yakını ile görüştüm; hastalarının kısa sürede iyileşme gösterdiğini hekimlerin başarılı olduklarını söylediler. Hiç biri hastamızda iyileşme olmadı kelimesini kullanmadı.

Bu kadar kısıtlı imkanlarla bu başarı sağlanıyorsa, bu hastaneyi ve personelini ödüllendirmek gerekiyor. Onlara verilecek en güzel ödül onların ve hastaların unutulmaması ve acilen bu hastanelerin sayılarının artırılması ve modern tesislere kavuşturulmasıdır.

Aksi halde ruh ve akıl sağlığı her geçen gün daha fazla bozulan insanlarımız, elimizden bir bir kayıp gidecekler.

Sayın Başbakan başta olmak üzere Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Manisa Milletvekili Bülent Arınç'a ve yerel yöneticilere sesleniyorum.

Sizin de bir yakınınız bu hastanelere düşmeden duyarlı olun ve bu sessiz çığlığı dikkate alın.

Bir gün siz de aynı hastanede, idrar kokuları içinde eli kolu bağlı, sadece ilaçlarla sakinleştirilmiş insanlardan biri olabilirsiniz.

Bu haber 01/02/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo