Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


Sadece soyadı Türk

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oturan, beyaz rengi seven TBMM'yi karartan bir adem. Ne onurlu Kürt ne de gerçek Türk olamıyor. İpi kimin elinde kendi de bilmiyor.

Demokratik toplum hikayeleri anlatırken Diyarbakır'da çocuklar öldürülüyor.

Kalbi katı, gözü kör, aklı başkasının cebinde.

Gün geliyor Büyükanıt Paşa'ya laf atıyor, gün geliyor TSK'ya dil uzatıyor.

Diyarbakır'da çocuklar öldürülüyor o hala siyaset, toplumsal barış yalanlarıyla takiyye yapıyor.

Diyarbakır'da ölen insanlar senin temsil ettiğini söylediğin halkın çocuklarıydı. Neden çıkıp kınayamadın. Neden sahip çıkmadın ?

O pek sevdiğin beyaz takım elbiseyi giyerek konuşsaydın ya...

Eğer demokratik toplum özlemindeysen terörü kınamalıydın. Biz Diyarbakır'da çocuklarımızı öldürenlerin karşısındayız demeliydin.

Diyemedin ...

Peki neden ?

Birilerinden emir mi gelmedi?
Sen emirle arkadan kumanda mı ediliyorsun ?

Sayın Başbakan ne dedi ?

Sen ne işe yararsın ?

Sahi sen ve ekibin ne işe yarıyorsunuz ? Kurban bayramında bir derneğin doğuda yaşayan vatandaşlarımıza yaptığı yardımlara da karşı çıktın.

Sizin amacınız zor durumda olan insanlara yardım etmek, çare üretmek değil.

Sizin amacınız ya nüfuz peşinde koşmak, ya da birilerinin dediğini yapmak...

Söylermisiniz sizin amacınız nedir ?

Üzüm yemek olmadığını biliyoruz, eskiden bağcıyı dövmek tabiri vardı, siz bağcıyı öldürmeye çalışıyorsunuz.

Binlerce çocuğu sokağa salarak , anarşi ve teröre aleni destek vererek demokratik topluma ulaşamazsınız, davranışlarınız demokrasiyle ilginizin olmadığını gösteriyor.

Türkiye'de kürt imajı güven ögesiyle birlikte anılırdı. En adi işlere girerek, terörle birlikte hareket ederek bu imajı yıktınız.

Sarsılmaz kardeşlik bağlarını, kopardınız. Tarih sizi hiç bir zaman affetmeyecektir. Gelecek nesiller lanetle hatırlayacak.

Çocuklarınız bu günki davranışlarınız nedeniyle sizden utanacak.

Bu benim babam diye göğsünü kabartarak sevinemeyecek.

Sadece soyadınız Türk veya Kürt olmakla üzerinizdeki sorumluluk sona ermiyor.

Özünüz dürüst ve katkısız olmalı ...

Gerçek demokrasiye, demokratik topluma inanıyorsanız, terörün karşısında durunuz.

Temsil ettiğinizi söylediğiniz insanların sorunlarına çare üretiniz. Üretilen çarelerin önüne set çekmeyin.

Bu haber 31/01/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo