Türkiye okumuşu yazmışı , fakiri zengini, ve de normal vatandaşı ile magazine teslim. Magazin günümüzde etkili güçlerin (!) 5. ve 6.kol faaliyetinden sonra geliştirdiği en etkili kol.
Magazin figüranları gönüllü çalışıyor, karşılığında büyük ilgi görüyor ve çok para kazanıyorlar.
Magazin, televole olaylarına bir tür halkı uyutma metodu da diyebilirsiniz. Türk Halkı'nın bu denli magazin adı altında dedikodu sevdiğini bilmezdim. Dedikodunun meslek ve gazetecilik unvanına bürünerek figüranlarına servet kazandırdığı ilginç bir ülkeyiz.
Reklam pastasına para yatırmayan çıplak figüranlar ve de Türk örf ve adetlerini hiçe sayan artistler (!) bize büyü yapıyor ve cebimizden paraları uçuruyorlar.
Pınar Altuğ askerde olan eşini aldattı ve eşinin askerden dönmesini beklemeden Toni adında ilginç bir kişilikle kaçtı.
Arkasından Toni'yi de aldattı başka birine kaçtı. Pınar hikayeleri o kadar arttı ki Türkiye'nin en önemli gündemi Pınar oldu.
Pınar Altuğ bu davranış şekliyle kendini miri malı konumuna düşürdü.
Kimileri tepki gösteriyor kimileri tasdik ediyor en önemlisi Pınar Altuğ reyting topluyor ve Türk Halkı uyutuluyor.
Hülya Avşar'ın çıktığı ilk günleri hatırlıyorum. O sene onlarca filmi çekildi Hülya'nın. İbo ile aşk yaşadığı, aşk derken çok normal şeyler değil, yani gayri nizami ilişki diğer adı da.
Evli bir futbolcunun hayatını söndürdü. Spor hayatını bitirdi. Tek yaptığı Türkiye'nin gol kralını yatakta mutlu etmek ve reyting yapmak halkı uyutmak.
En doğru yaptığı iş kendi dünyasından sağlam ve ilginç bir kişilikle evlenmesi oldu. Bir süre uslu durdu. Hanım hanımcık bir hayat sürdü. Çocukları oldu. Ve derken Hülya da yaşlandı, ne kadar gizlese de selülitler ortaya çıktı. Yürüyüşü bile değişti. Sevgili Kaya Çilingiroğlu'nu bile kesmedi.
Reytingi düşmeye başlayıp evine çekilme zamanı yaklaştıkça yeni çılgınlıklar peşine düştü.
Bir sabah erken kalkıp sevgili Kaya sen artık beni beğenmiyor ve genç hatunlarla alem yapıyorsun. Bari bu bahane ile boşanalım benim de reytingim artsın sen de güzel kızları götür ben de sesimi çıkarmayayım dedi.
Kaya zor da olsa kabul etti. Sonunda güzel ve genç kızlarla iyi vakit geçirecekti.
Bu haber magazin dünyasına bomba gibi düştü ama bomba iki tısssss tan sonra bir de fıssssssss etkisi yaptı. Hülya hala düşüşteydi. Bir kel adamı figuran olarak alıp iki magazinci gazeteci ayarladı. Manşetler; Hülya bir kel adamı bilmem nereye kapattı Kaya da gelip çocuklarını ve Hülya'yı aldı. İster istemez ilgili ilgisiz gündemimize sokulan bu haberle beynimiz meşgul oldu.
İlahi Hülya, Kaya'dan bin beter çirkin adamı kapatıp kimi kandıracaksın. Sen 18 yaşında 3 oğlanla bir adada basılmadıktan sonra reytingin artmaz. Bu akılları kim veriyorsa yanlış akıl.
Şimdi de çıkmış İbo ben Hülya'ya aşığım diyor. Güldürme bizi İbo... Sen her gece üç 18 lik götürüyorsun, bir de Hülya üzerinden satmayan kasetlerin ve düşen reytingin için atma.
Yeter artık çekilin köşelerinize oturun torun torba bakın.
100 öğrenci bursundan gelecek sevaplar size yetmez. Hele Hülya'ya hiç yetmez. Gerçi Hülya 1500 öğrenciye burs veriyormuş ama yine de kesmez. Benden söylemesi.
Bir de onlarca dans, Laydy falan filan yarışmaları var gündemde. Genç kızlar çıkıyor, vakti dolmuş üç kel horozun önünden kıvırıp duruyor.
Bir de soruyorlar neden geldin bizim yarışmamıza ?
Kızcağız ne yapsın başlıyor sallamaya. İşte sizden eğitim almaya, oturup kalkmasını öğrenmeye geldim falan diyor. Ne söyleyen, ne dinleyen kart horozlar ve kart tavuklar ne de biz yutmuyoruz.
Kızların amacı şöhret ve kolay para. Televizyonların amacı reyting ve reklam. Kart horoz ve tavuklara da üç tabak yem verildimi, işlem tamam. (İçlerinde bir kaç tane Türkiye'nin nadide ve gerçek sanatçısı da var. Dışındakiler modeli geçmiş kargalar işte.)
Peki bu yönlendirmeyi kim yapıyor sizce bu televizyonlar nasıl bir yerden düğmeye basmışlar gibi hep aynı nakaratı söylüyorlar ?
Etkili güçler denilen, gerçek görevi halkı uyutmak olan bizden çok akıllı (!) ve güçlü olanlar tezgahlıyor, figüranlar da oynuyor.
Çünkü onların tuzları kuru. Parası olanlara ilk elden güzel kızları hazırlayıp eğitip villaya teslim çalışıyorlar. Gariban halkın sesi çıkmasın diye de 3 bin hatunu insan yaşamayacak mekanlara hapsedip adına da genel ev diyor ve hadi siz de burada uyuyun diyorlar. Genel kadınların hakları konusunda, hiçbir kadın derneği ve kuruluşunun sesi çıkmıyor. Daha da ileri gidip, erkek genelevi de olsun diyorlar.
Genel evler yetmeyince arka sokaklarda ne ararsanız var.
İzmir'in Alsancak semtinde akşam pazarı müthiş. Arka sokaklar memeleri fora dönmelere teslim. Onların peşinde koşanlar da kim biliyor musunuz?
Kenar semtlerden gelen gençler. O sokaktan geçmeye görün kolunuza anında iki açık memeli iri yarı adamdan bozma karı girer ve 30 YTL canım der.
Tüm bunları halk görür, devlet görmez, emniyet görmez . Kısaca herkes kör.
18 yaşını doldurmamış kızlar 30 YTL abi der. Yine kimse görmez.
Halkın görmemesi, halini farketmemesi için de elden gelen ve gelmeyen her şey yapılır. Lübnan'a asker gidecek Türkiye'nin prestiji var denir. Şehit çocuklarına eşlerine sahip çıkılmaz.
Binlerce elsiz kolsuz gazi varken, eşkiya meclise girmeye hazırlanır. CHP Atatürk'ün vasiyetini bile takmaz.
Tüm yolsuzluklar büyük görünen cüceler tarafından yapılır hapsi garibanlar yatar. Sefayı cüceler sürer.
Tüm Türkiye çalışır geliri 10 kişi bölüşür.
Bunlar farkedilmesin diye de magazin adı altında halka enfiye koklatılır.