İzmir, İzmir olalı bu kadar entrika görmedi. Yerel seçim öncesi siyasi partiler tarafından paylaşılamayan İzmir, parti içi çekişmelerin de odağı haline geldi.
Ahmet Piriştina'nın zamansız ölümü ile Büyükşehir Belediye Başkanı olan Aziz Kocaoğlu'na, belediye başkanlığı koltuğu ile birlikte, belediyeye ait borçlar da miras kaldı.
Aziz Kocaoğlu yapılan sorumsuz harcamaları ve usulsüzlükleri örterek belediyeyi düze çıkardı.
Dilara Ersözlü İZFAŞ olayında yaşananlar hafızlarımızda hala tazeliğini koruyor.
İZFAŞ'ta 1.5 trilyon liralık usulsüz ödeme yapıldığının ortaya çıkması ile İZFAŞ Genel Müdürü Dilara Ersözlü'nün genel müdürlük görevinden alınmasının yanı sıra iş akdi de feshedilmişti.
Başkan Kocaoğlu, bu kararın alınmasından sonra garip açıklamalar yaparak, Dilara Ersözlü'nin iş akdinin feshedilmesini iptal ettirmişti.
Sabah ve Yeni Asır yazarı Şebnem Bursalı'nın 28 Ağustos 2004 tarihinde yazdığı makalesinin başlığı; İZFAŞ'ta Ersözlü komedisi'ydi...
Bu gelişmeler karşısında dönemin AKP İl Başkanı Ali Aşlık " Büyükşehir Belediyesi Yolsuzluk Batağında " açıklamasını yapmıştı.
Başkan Kocaoğlu da, Ali Aşlık'ı söylediklerini ispata davet ederek, "Söyledikleri yolsuzluklarla ilgili ellerinde ne varsa göstersinler. Biz gereğini yapmazsak o zaman konuşsunlar" demişti.
Bu süreçte Piriştina döneminin tüm sorunları, Aziz Kocaoğlu tarafından çözüldü.
Şimdi CHP'nin elinde kalan tek kale İzmir, CHP teşkilatı içinde de iştahları kabartmaya başladı.
Başbakan Tayyip Erdoğan ve diğer siyasi partililerle de iyi ilişkiler kuran Aziz Kocaoğlu hedef haline geldi.
Aziz Kocaoğlu hedefi ortadan kalkarsa yerel seçimlerin tek garanti görünen kalesi İzmir, kurtlar sofrasında yeniden paylaşılabilirdi.
İlk salvo arsenikli suyla ortaya atıldı. Arsenik konusunda CHP Aziz Kocaoğlu'nu tam anlamıyla yalnız bıraktı.
Şimdi ise, İzmir Halkı'nın büyük merakla beklediği metro, fiyasko ile sonuçlandı. Eğer metro inşaatı bitmiş olsaydı, Aziz Kocaoğlu'nun adaylığı garanti olabilirdi. Şimdi Aziz Kocaoğlu İzmirliler karşısında ve CHP teşkilatı içinde zor duruma düştü.
Üçyol-Üçkuyular metro hattının temeli, 2005 yılı Haziran ayında atıldı. İhaleyi 91 milyon YTL'ye kazanan TMSF kontrolündeki Bayındır İnşaat, içine düştüğü ekonomik kriz nedeniyle çalışmaları önce yavaşlattı, daha sonra durdurmak zorunda kaldı. Büyükşehir Belediyesi Kasım 2006'da, yasal prosedür ve şartnameye dayanarak inşaat sözleşmesini feshetti. Ardından çıkılan yeni ihaleyi Bozoğlu İnşaat aldı ve 8 Mayıs 2007'de belediye ile şirket arasında sözleşme imzalandı.
Şimdi de, 2010 yılına kaldı...
Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Kocaoğlu; "Bayındır İnşaat kaçtı, işimiz iki sene geriye gitti. İnşaat seçimden önce bitmez. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin projeyle ilgili herhangi bir ödenek sıkıntısı yok. Yeni firmanın da belli sıkıntıları söz konusu. İnşaat yavaş gidiyor. Üçyol-Üçkuyular için bir süre söz konusuydu ama bitmeyince bitmiyor, ne yapacağım, gırtlağını mı sıkacağım adamın? İnşaatı yapan şirketi sürekli ikaz ediyoruz. Dava açılması, yeni bir ihale yapılması şu anda söz konusu değil."
Görüldüğü gibi yılan hikayesine dönen Üçyol-Üçkuyular metro hattı rötarları, insanın aklına bazı şüpheler getirmiyor değil.
Benim aklıma gelenler Başkan Kocaoğlu'nun da aklına geliyor mu, bilmiyorum...
Kimsenin günahını almak istemem ancak ikinci rötardan pis kokular geliyor.
Kocaoğlu'nun adaylık tartışmasının ortasına, CHP'li rakipleri tarafından atılan molotof kokteyl gibi geliyor ....
Ne dersiniz, benim kalbim mi bozulmuş, yoksa böyle düşünen başkaları da var mı?