Medyaya yansıdığı kadarıyla Kıbrıs ve Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gösteren sperm bankalarından Türk kadınlarının da yararlandığını biliyoruz. Bu konu Türk kültür örf ve adetleri açısından değerlendirildiğinde soğuk bir terin belimizden aşağı indiğini hissediyoruz.
Günümüz şartları, değişen, etkilenen kültürler insanları tabu olarak niteleyeceğimiz konulara yönlendirmekte.
Çocuk sahibi olmak isteyip, olamayan çiftlerin, bir müddet sonra her konuşma, söz ve davranıştan etkilendiğini, bunalıma dahi girdiğini biliyoruz.
Tıp bu konuda baş döndürücü yeniliklerle insanlara çözüm yolları sunuyor. Tüp bebek yönetimi 20 yıl önce çok farklı algılanıyordu. Günümüzde ise bu yöntem çok olağan ve doğal karşılanıyor.
Ekonomik krizlerin derinleştiği insanların zaruri ihtiyaçlarını bile karşılamaktan aciz kaldıkları bir gerçek. Bu gerçeğin en önemli belirtisi de toplumdaki telekızların kontrol edilemeyecek oranda artmasıdır.
TV dizilerine konu olan taşıcı annelik tezi ülkemiz dışında birçok ülkede fark edilir oranda kullanılmaktadır.
Ülkemizde ise bu fikre alışma aşamasındayız. Özgü Namal'ın oynadığı Bebek dizisi bu süreci halkın kafasında olgunlaştırabilir.
Tüm bu tez ve zaruretlerden sonra ortaya çıkan babasız çocuk yapma fikri Türkiye'de de önemli ölçüde sarsıntı yarattı. Dini ve kültürel değerlerin etkisinin en fazla hissedildiği ülkemizde konu tedirginlik verici boyutlarda cereyan ediyor.
Konu hakkında Liderler.Net sitesinde yaptığımız ankette insanlar kendi spermlerini satma konusunda " Dini sakınca yok ise satarım " seçeneğine oy veriyor.
Diyanet bu konuda açık ve net olarak " caiz değil " fetvasını verdi. Aksiyon dergisi bu akımın nesepsizlik aşılayabileceği endişesini kapak yaptı. Bunun dışında marjinal çevrelerden küçük tepkiler geldi. Konu, uzmanları tarafından incelenerek kamuoyuna aktarılmadı.
Halbuki ülkemiz ve diğer dünya ülkeleri önemli bir sorun ile karşı karşıya. Dünya nüfusunda kadın oranı hızla artıyor. Önümüzdeki son 10 yıl içinde erkek kadın oranı büyük ölçüde dengesini kaybedecek ve kadınların büyük bölümü evlenemeyecek. Sosyal ve kültürel değişimin de etkisi ile ülkemizde evlilik ve boşanma oranlarında artış baş döndürücü hıza ulaştı. Kadınlar boşanma konusunda erkeklerden çok daha cesaretli. Ekonomik bağımsızlığını kazanan kadınlar daha fazla cesaretli.
Sperm bankasından çocuk sahibi olma düşüncesi manken Leyla Kömürcü ile Türkiye gündemine geldi. Leyla Kömürcü erkeklere güvenmediği için bu şekilde çocuk sahibi olmak istediğini açıkladı.
Leyla Kömürcü bu düşüncesinde ne kadar samimi bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey bu haberler Türk Halkı'nda şaşkınlık yarattı.
Şaşkınlık geçtikten sonra evlenemeyen bayanların bu yöntemle çocuk sahibi olma fikrine daha sıcak yaklaşacaklarını düşünüyorum.