Son bir haftanın öne çıkan haber başlıkları; yeni meclis, Yaş kararları, TBMM'nde MHP , DTP yakınlaşması ve hain pusulardaki şehitlerimizdi.
Biliyor musunuz Türk Halkı büyük travmalarla karşı karşıya.
Sen seçim meydanlarında halkın üstüne ip at, şimdi de, mecliste ilk eli sen uzat.
Gerçekten olayları anlamakta ve hazmetmekte zorlanıyoruz. MHP ve DTP sıralarından gülümsemeler eksik olmuyor. Peki ne yapsınlar küresel gücün PKK'yı dağda bitirdim senaryolarına inanmayıp, düz ovada siyaset yapmalarına karşı mı çıksınlar ?
İşte birinci büyük travma.
Türk Halkı çocuklarını davullarla, zurnalarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin emrine veriyor. Komutanlarına ?al eti kemiği hepsi senin, vatan için? diyor ve gönderiyor. Davul zurnalı gönderilen çocuklarımızın bazıları al bayrağa sarılı, bazıları alınlarında kara leke ile geri dönüyor.
Al bayrağa sarılı gelenleri sinemize çekeriz de, bu kara leke ile gelenleri hazmetmek hiçte kolay değil.
Bir anne TSK'nin başındaki komutanına; ? ben oğlumu size sağlam teslim ettim siz şehit ettirdiniz . Acaba oğlumu gerektiği gibi yönetemediniz mi ? Yönetim hatasından mı şehit oldu benim yavrum? derse başındaki komutanı ne cevap verir ?
Bu güne kadar Türk Halkı bu soruyu hiç sormadı. Çünkü canı, bitek evladı, artık Allah katında önemli mevkileri olan bir şehitti. Şehitlik, Türk insanı için, en önemli mertebeydi. Bu mertebeyi nasip eden Allah'a karşı gelinemezdi. Bu alın yazısıydı.
Şehidin eşi de, nisanlısı da, çocukları da, annesi, babası da bunu böyle kabul eder. Etti de, hiç itiraz edeni duymadık.
Ama alnında kara leke ile gelenleri kabul etmez. Etmedik.
?Ey komutan biz sana tertemiz teslim ettik yavrumuzu, neden alnında kara leke ile geri gönderiyorsun? ?
Sen bütün sınavlardan eleyerek, binlerce Türk gencinin içinden seçerek aldın çocuklarımızı, neden muhafaza edemedin ?
?Sana tertemiz teslim ettiğimiz çocuklarımızı alnında kara leke ile geri gönderemezsin? deme hakkı var, diyor da...
Yüreği olan bu sesi duyar. İlla eline megafonu alıp 10 katlı binanın tepesinden bağırarak ses duyurulmaz. Türk Halkı içindeki ince sızıyı içine atarak lisanı haliyle haykırır.
Her Yaş toplantılarında irticacı ve disiplinsiz kara lekesi vurulan subaylarımız yıllarını verdikleri asker ocağından zorla koparılır ve geldikleri yere geri gönderilir.
Onlar boyunları bükük, alında kara leke ile halkın sinesine geri dönerler. Olanları ne babaları, ne anneleri, ne çocukları, ne eşleri ve nişanlıları kabul etmez. İçleri kan ağlar.
Dilleri konuşmaz.
TSK bin bir titizlikle aldığı çocuklarımızı al bayrağa sarıp gönderiyor ve bu halk sesini çıkarmıyorsa, alnında kara leke ile gönderdiklerini de Türk yargısına teslim etmeli ve asker ocağı ile Türk Halkı'nı karşı karşıya getirmemelidir.
Yıllardır Türk Halkı'nı yakan yıkan İkinci ve büyük travma da bu.
Türk Halkı artık bu travmaları kaldıramıyor. Oğlunu şehit edenlerin TBMM'nde boy göstermelerini hala şehitlerin arkasının kesilmemesini kabul edemiyor.
Bu travmaları bin psikolog getirilse normale döndüremez.