İzmir'e yağmur yerine, çimento yağıyor, herkes ev yapıyor !!
AKP ile CHP arasındaki İzmir çekişmesi sürerken İzmir'de AK Parti'nin çalışmalarını mercek altına aldım. Öncelikle AK Parti İl Başkanı Aydın Şengül'den başlıyorum. Aydın Şengül Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Planlama Bölümü'nü bitirmiş. Ali Aşlık gibi Karadenizli. Mimarlık Fakültesi Şehir Planlama Bölümü'nü bitirmesine rağmen İzmir ile ilgili dikkat çekici projesi yok.
Başkasından çalınma olsa bile, CHP İl Başkanı Karataş'ın projeleri ile alay etmemeli. Karataş'ın ortaya attığı projeler Aziz Kocaoğlu döneminde yapılamayan projeler. Karataş bu projeleri ortaya atarak Kocaoğlu'nu yok sayıyor. Çünkü Karataş ile Kocaoğlu arasında siyasi çekişme var. Aydın Şengül bu çekişmeden haberi olmadığı için Karataş ile Kocaoğlu kavgasının ortasına atlayarak, Aziz Kocaoğlu'nun elini güçlendiriyor.
Karataş'ın deniz taksileri projesi geliştirilerek kısa sürede hayata geçirilebilir. Karataş'ın ortaya attığı proje de Karataş'a ait değil. Bu proje Ahmet Piriştina döneminde sıradışı Mühendisler tarafından sunulmuş, ancak kabul görmemiş.
Bu proje ile İzmir Halkı metro karanlıklarına gömülmekten kurtulur. Özdilek alışveriş merkezinden başlayacak olan hızlı yolcu vapurları 15-20 durak ile Mavişehire ulaşabilir.
Ayrıca kestirme seferlerle desteklenirse İzmir'de ulaşım sorunu büyük ölçüde çözülür.
Sayın Şengül söyleyene değil, söyletene bak, bu projeyi geliştir. Bu proje, İzmir için kurtuluş reçetesi. Karataş ortaya attı diye projeyi karalama...
***
Aydın Şengül'ün Melih Gökçek tarafından ortaya atılan Arsenikli Su fikrinden öte İzmir ile ilgili özel bilgi ve ilgisini duymadım. Arsenik tartışmaları olmasa Aydın Şengül'ün sesini bile duymayacaktık.
Arsenikli Su konusunda Aziz Kocaoğlu'nu sıkıştırmak iyi fikir. Ancak Sayın Susam olmasa siz bu fikri bile kullanamazdınız. Susam'a ne kadar teşekkür etseniz yeridir. Şimdi Susam itiraz eder ama, bir söz var: "Yiğidi öldür ama hakkını yeme" . Ben bu sözü kendime rehber kabul ettim, kesinlikle hiç bir yiğidin hakkını yemem.
Aydın Şengül'ün hakkını da yememek için AK Parti icraatlarını anlatan katalok yaptırdığını, İzmir için açtığı sitenin Google tarafından zararlı içerik olarak bildirildiğini bunu Aziz Kocaoğlu'nun ve kendisinin bilmediğini hatırlatmak isterim.
Aziz Kocaoğlu bilseydi süper espriler yapardı. Aydın bey Google bile sizi zararlı içerik olarak algılıyor. Gidin önce içeriğinizi düzeltin derdi.
İşte İzmir doğal güzelliklerini bir kenara atarsanız; iş, ticaret ve siyaset olarak bomboş...
İzmir'lileri yaşadıkları sitresi unutturacak, siyasi espriden yoksun politikacılar temsil ediliyor.
Aydın bey üstüme çok gelmişler diyecek ama, Başbakan'ın gölgesi olmak kolay değil. Bir de İzmir'i İzmirlilerden alacağız diyor. Eğer İzmir'i İzmir'lilerden istiyorsa, çalışmalarını iyi planlaması gerekir.
Öncelikle siyasi rakipleri kim, ne gibi çalışmaları var, hepsini takip etmeli ve arge departmanında değerlendirmeye tabi tutmalı. İzmir'in sorunlarını en ince detayına kadar tespit ederek çözüm önerileri hazırlamalı.
İzmir için AK Parti hazırlıkları tamamladı derken yine tüm yükü Tayyip Erdoğan rüzgarına atıyor. Kendisi İzmir için elle dokunur bir icraat ortaya koymuyor. Ta Ankara'dan Melih Gökçek gelip İzmir Halkı ile doğrudan iletişim kuruyor da, Aydın bey İzmir'den iletişim kuramıyor. Muhtemelen oturduğu koltuk rahattır. O nedenle çıkıp dolaşmak, zor geliyordur.
Yanına iki gazeteci alsa, gitse Konak'tan Karabağlar, Bornova, Karşıyaka, Buca, Narlıdere,Bayraklı otobüslerine ayrı ayrı binse, Irak tanklarını andıran otobüslerde yolculuk etse. İnsanların çektiği çileleri yerinde görerek çözüm üretse iyi olmaz mı ?
Hatta Aziz Kocaoğlu'nun İzmir Halkı arasında zengin fakir ayrımı yaptığı gerçeğini gözler önüne serse !
Aziz Kocaoğlu; Karşıyaka semtine yeni otobüs, Bayraklı'ya Irak tankı, Bozyaka ve Karabağlara ortaçağdan kalma otobüsleri gönderiyor. Karabağlar istikametine giden otobüs şöforleri frenlerin tutması için tüm duaları okuyor. Aydın bey bu manzarayı görse, İzmir AK Parti'li olmuşta haberim yok sanır.
Aydın Şengül, trafiğin her akşam Alsancak Konak istikametinde görevini yapmayan Polisler tarafından felç edildiğini zaten bilmiyordur.
İzmir Polisi ciddi olaylarda yakaladığı başarıyı, basit trafik kontrolünde yakalayamıyor. Her nedense Alsancak Konak istikametinde taksilerin dolmuş gibi yolcu almak için Sevinç Pastanesi ile Ziraat Bankası arasında yolu kapatmalarına müdahele etmiyor. Müdahale etmeyince de İzmir trafiği felç oluyor. Polisin kolundan tutup getiriyorsun bu taksilere müdahele et yol açılsın diyorsun. Polis müdahale etmekten çekiniyor !
O bölgede görevli Polislerin bu çekingenliğini Sayın Hüseyin Çapkın'dan öğrenmek isterim. Hatta vatandaşın aracındaki en küçük aksaklığa ceza yazan trafik polisleri, Belediye Otobüslerinin trafiğe çıkamayacak durumda olduklarını görmüyorlar mı?
Görüyorlarmış da yetkileri yokmuş !
Belki sayın Valimizin yetkisi vardır, o konuyu inceletir de İzmirliler can tehlikesi ile seyahat etmekten kurtulur.
Evet Aydın bey İzmir'in bir iki sorunu hakkında size bilgi ve ip uçları verdim. Aziz Kocaoğlu hemşerimdir, onu fazla hırpalamadan seviyeli siyasete devam. Hemşerim fazla sıkıntıya gelemez, zaten Piriştina döneminin borçlarını yeni kapatmış. Hem Aziz başkan AK Parti'li başkanlardan daha ılımlı daha sevecen. Az sıcak davransaydın AK Parti saflarına bile alabilirdin. Ama sen bu yaklaşımı hemşerimden esirgedin. Zaten siz Milli Görüş gömlekliler kendinizden başkasına güvenmiyorsunuz. O nedenle Işılay Saygın, Özfatura gibi duayenlerle iletişim kuramadınız. Hoş Işılay Saygın'da her iki sözünde bir "Başbakan bana yalvardı, ben kabul etmedim " diyerek olması muhtemel iletişimi de koparıyor.
Neyse...
Aydın Şengül'ü mercek altına alalım derken Karşıyaka İlçe Başkanı Mihail Bilici'yi de unutmamak gerekiyor. Ak Parti'nin Karşıyaka çalışmaları fiyasko. Mihail Bilici, Ali Aşlık ile çekişiyor. Kadın kolları konusunda yaşanan istifalar ve dedikodular üzücü. Mikail Bilici, tören programını takip edemeyecek kadar da gururlu olduğu için, çelengi bir buçuk saat öncesinden tek başına koyuyor.
Atatürk'ün annesi Zübeyde hanımın kabrinde sarhoşlar horan teperken Mihail Bilici muhtemelen uyuyordu. Bu konuda hiç bir çalışması yok. Hastane kompleksi kuracağım diye deprem fay hattında bazı çalışmalar yaptığı biliniyor. Hatta Ankara'ya da gideceğim diye baya üfürmüştü, sonrasında pek ses çıkmadı.
Halbuki Karşıyaka'nın sorunları çok büyük. Öncelikle Bayraklı bölgesi çimento yağmuru nedeniyle kanser tehditi altında. Bayraklı sakinleri zaman zaman yürüyor ama seslerini duyuracak, onları dinleyecek kimse yok. Çünkü karşısında Süleyman Demirel'in bile ortak olduğu güçlü bir şirket var. O şirkete dokunmaya filtrelerini tak öyle çalış demeye yürek ister.
Bu konuda İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nün de bir çalışmasını duymadım, Valiliğinde... Siyasi partiler zaten, para ve zenginlik, güç karşısında sinmiş durumda. Onların çimento zehirine karşı sesleri çıkamaz. Çıkarsa bir ay bu sesi soluğu yazarım, ona methiyeler döker nice yiğit olduğunu göklere bile yazarım.
Eğer cesaretleri var ise, Aziz Kocaoğlu, Aydın Şengül, Kemal Karataş ve Musavat Dervişoğlu iki kelam etsinlerde görelim. Bu sağlık skandalını nasıl çözecek veya örtbas edecekler anlatırsalar dinlerim.
Ak Parti merceği devam ediyor, sırada şehit cenazelerinde Başbakan'ı yuhalatan il başkanı ve ilçe başkanı olduğunun ince detaylarını da yazacağım.