Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


İZMİR'DE ULAŞIM, İZMİR'DE CİNSEL TACİZ

Bu yazıyı yazıp yazmamak için kendimle çok mücadele ettim fakat içimdeki doğrucu Davut'u ikna edemedim. O galip geldi. O nedenle yazmaya karar verdim.

Çarşamba akşamı eve gitmek için Hocazade Camii'nin önündeki otobüs durağına geldim. Bu durak çok kalabalık olduğu için bir önceki otobüs durağına doğru yürüdüm.

Elimde tespih, dilimde "Ya Sabır" sözü, beklemeye başladım.

Bekliyorum ki otobüs gelsin bineyim de evime gideyim. Akşam yemeğimi yiyeyim sonrasında da çayımı yudumlayayım.

İşte tüm lüksüm ve hayalim bu . Benim gibi durakta bekleyenlerin hepsinin de aşağı yukarı hayali aynı.

Otobüslerin biri geliyor biri gidiyor derken; tam 40 dakika sonra benim beklediğim "Kabe Otobüsü" geldi. İte kaka binebildim ve ayakta şöföre yakın bir yer buldum.

Şoföre "Biliyor musun 40 dakikadır bekliyor bu insanlar, neden zamanında gelmediniz ?" dedim. Şoför " Beyfendi bakın orada bir numara var, arayın şikayet edin. Bizi ne zaman gönderirlerse biz o zaman hareket ediyoruz" dedi.

Şoför haklıydı. Emir kulu, ne zaman yürü derlerse o zaman yürüyor, ne yapsın?

Önümde bir hatun kişi, arkamda bir hatun kişi yanımda bir hatun kişi; "malzemesi insan" olan "konserve otobüste" yolculuğa başladık.

Bayanlar, erkeklerin kalabalıkta kendilerine sürtünmelerini [tacizlerini] sineye çekerek elleri havaya asılı "La Havle " çekiyorlardı.

Otobüsün bir köşesinde ise, kız öğrenciler vardı. Öğrenciler ufak tefek çocuklar, olduğu için kalabalıkta ezilecek gibi duruyorlardı.

Otobüs o kadar sıkışık ki kimin kime sürtündüğü bile belli değildi.

Hani gazeteler bir veri yayınladı. En fazla çocuk pornosu İzmir'de izleniyormuş diye. İzmir'de kimseden ses çıkmadı.

Bu haber demek istiyor ki İzmir sapıklarla dolu. En sapık il İzmir !

En olmadık konuda ortalığı velveleye verenlerden "tık" çıkmadı. Şimdi otobüsü ve içindeki manzarayı gördüğümde adamlar haklı diye düşündüm.

Her gün tüm semtlerde sabah ve akşam saatlerinde belediye otobüslerindeki manzara bu.

Bayanlar, çocuklar binlerce kez tacize uğruyor. Kendini aşarak sesini çıkaran bir iki bayan dışında itiraz edene rastlamadım.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na, Emniyet Müdürümüz'e sorma gereği duydum.

Siz kendi eşinizi, kızınızı, oğlunuzu,annenizi, gelininizi veya kendinizi bu şekilde bir yolculuk için belediye otobüslerine teslim eder misiniz ?

Ederiz derseniz tüm yazdıklarımı geri alıyorum.

Etmem diyorsanız ;

Otobüsler her sabah ve akşam bu şekilde, istiap haddini aşmış, insan onur ve gururunu rencide edecek şekilde yolcu taşıyor.

Neden bu saatlerde otobüs seferleri arttırılarak rahatlatılmıyor ?

Hadi belediye halkını hiçe sayıyor ve kafasına göre hareket ediyor. Sayın Valimiz ve Emniyet Müdürümüz bu utanç manzaralarını görmüyorlar mı ?

Belediye otobüslerininin bir çoğunun trafiğe çıkamayacak kadar eski olduğunu, trafikte yolcu taşıyamayacaklarını görmüyorlar mı ?

ESHOT ve İZULAŞ kazandıkları paralarla neden modernizasyona gitmiyor ? Bu paralar çalışanlara da ödenmediğine göre kime ve nerelere harcanıyor, nerelere aktarılıyor ?

İzmir Halkı bu sorunun cevabını bekliyor.

Dolmuşa biniyorsunuz. Eğer fazlaysanız çök çök diye hemen dolmuşun tabanına oturtuluyoruz.

Peki! Trafiğe çıkamayacak otobüslere bindirilen fazla yolculara " Trafik Şube Müdürü " nasıl bir açıklama getiriyor bunu ben de merak ediyorum. Dolmuşlarda fazla yolcu iken oluşan tehlike otobüslerde balık istifi ayakta iken nasıl oluyor da birden ortadan kalkıyor?

Son günlerde polisler hakkında yolsuzluk iddiaları ortaya atılıyor. Acaba trafiğe çıkamayacak otobüslerle fazla yolcu alan belediye otobüslerine engel olmamaları için hangi polislere ne kadar rüşvet veriliyor ?!

Almadık, almayız haşa diyorlar, bu sesi çok güçlü olarak duyuyorum. Peki, belediye otobüslerinin insanları balık konservesi halinde, hava bile alamayacak şekilde, üstüste taşımasını hangi trafik yasası hoş görüyor?

Polislerin % 95'i de bu otobüslerle seyahat ediyor. Bu otobüslerin halini görmüyorlar mı ? İzmir körler sağırlar kenti mi ? Neden kimsenin sesi çıkmıyor ?

İzmir cinsel tacize uğranılan belediye otobüsleriyle, dolmuşlarıylave dökülen taksi dolmuşlarıyla 3. dünya ülkesi izlenimi veriyor.

Bu gerçeği İzmir'i yönetenlerin hiçbiri görmüyor mu?

Bize de muhtemelen gözümüzü ve çenemizi kapatmamız ikaz edilecek. Ama doğrucu Davut coştu bi kere ...Artık çenesi durmaz.

Bu haber 04/02/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo