Üniversitelerde başörtüsü konusunda yaşanan trajikomik olayları izlerken, bir makale de ben yazdım. Makalemde yaşlı bayanların bizi kapatacaklar diye ağlayıp sızlamalarını eleştirdim, Atatürk'ün adını kullanarak kızların cahil kalmasını istediklerini, Atatürk'ü de, çağdışı eylemlerine alet ettiklerini yazdım.
Atatürk harf devrimini yaptıktan sonra tüm mesaisini eğitim ve öğretime vermişti. Bir ülke harf devrimi yapmış ve yeniden dirilişin destanını tüm dünya ile entegre olabileceği bir alfabe ile yapmayı uygun görmüştü.
Atatürk yanında çarşaflı eşi Latife Hanım olduğu halde halkın içine girerek, Kurtuluş mücadelesinde birlikte olduğu kadınların, sosyal hayatta dışlanmaması gerektiğini gösteriyordu. O güne kadar hiçbir padişah / devlet başkanı yanında haremi, hanımı ile halkın içine çıkmamıştı.
Atatürk halkın huzuruna İlk defa Latife hanımımı da alarak çıkmış, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyet'inde kadınların, erkeklerle birlikte hayatın içinde olağı mesajını vermişti.
Türk geleneğinde kadın ve erkek eşitti. Hakan ve Hatun yan yanaydı. Birlikte ata biner ,ok atar savaşırdı.
Eskiden olduğu gibi Hakan ile Hatun hayatın içine birlikte girecekler ve elmanın diğer yarısı evde çürümeye terkedilmeyecekti.
Atatürk vefat ettikten sonra çalışmaları yarım kaldı.
Hatalı yönetim neticesinde varını yoğunu kurtuluş mücadelesine vermiş halk sefalete, açlığa mahkum edildi. Ürettiği üç beş çuval buğday elinden alındı.
Atatürk döneminde açılan fabrikalara yenisi eklenmedi.
Atatürk'ün görüşleri menfaat presler tarafından çarpıtıldı, Atatürk isminin arkasına gizlenilerek hatalı işlere girildi.
Türk halkı içinde ilk bölücülük tohumları sahte Atatürkçüler tarafından atıldı. Ailesinin birçok ferdini cephelerde şehit veren insanlar Atatürkçü olmamakla itham edildi.
Siyasiler Atatürk adını kullanmayı denedi. Kısmen başarılı oldular.
O günlerden bu güne gelene kadar halkın içine, Atatürkçü ve Atatürkçü olmayanlar / Atatürk düşmanları nitelemesi ile bölücülük tohumları ektiler.
Kendilerini çok Atatürkçü olarak görenlerin kılıcının her tarafı kesiyordu. Kimse karşılarına çıkıp hatalarını yüzlerine haykıramıyordu. Çünkü sahte bile olsa Atatürkçü idiler.
Aslında bu insanların bir çoğu Atatürk isminin arkasına gizlenmiş takiyyecilerdi.
Bu gerçeği ADD Genel Başkanlığı seçimini kazanan E. Orgenaral Şener Eruygur açıklamıştı.
Bazı terör örgütü sempatizanlarının da, ADD içinde faaliyet gösterdikleri kamuoyuna yansımıştı.
Ben de çocukluğumdan itibaren Atatürk hayranıydım. Küçük yaşlarda Atatürk gibi büyük insan olmayı hayal ederdim. Kendi kendime de, Atatürk Türkiye'yi kurtarmış artık benim Atatürk olmama gerek yok derdim.
Bilişim sektöründe çalışmaya başladığımda ilk olarak ADD'yi internete taşımak istedim. Projemi konuşmak için ADD Konak Şubesine gittim.
ADD Konak Şube Başkanı [Yıl 2002] ile yaptığımız sohbetin konusu yine sahte Atatürkçülerdi. Hatta kendisinden önceki başkanın Atatürk rozetlerini bastırarak kendi hesabına sattığını , kasanın bomboş olduğunu anlatmıştı.
İşte o hatıramı Örümcek Beyinler Yine Sahnede başlığı ile yazdığım makalemde dile getirdim. Günümüz ADD Konak / İzmir Başkanı Hayrullah Sorgun telefonla arayarak Atatürkçü katliamı yaptığımı söyledi.
Yazımın kendi döneminde olan bir olay gibi anlaşıldığını, bu nedenle de kendisine bir çok yerden tepki geldiğini, bu hassas dönemde bu yazının Atatürkçü katliamı olduğunu söyledi.
Kendisine yazının maksatlı olmadığını, bu gerçeğin örtülemeyeceğini söyledim. O heyecanla Hayrullah bey, ben gerekirse o kişiyi ve yaptıklarını yargıya teslim ederim dedi.
İşte sizden duymak istediğim buydu
. Eğer bir kişi Atatürk'ün adını kullanarak rant elde etmek istiyor ve ADD bu yolsuzluğa göz yumuyorsa bunu Türk Halkı kabul etmez, ben de kabul etmem.
ADD Genel Başkanı dahil bu ve bunun gibi olayların üzerine gitmeli ve Atatürk adını kendi illegal işlerine paravan yapanları ortaya çıkarmalıdır.
Bu ülkede kimsenin Atatürk düşmanı olmasını kabul edemem. Türk kültüründe örf ve adetlerinde atalarına düşman olma gibi bir gelenek yok. Türk insanı atalarını hep saygı ve tazimle anmıştır.
Kaldı ki Atatürk bu ülkenin kara bahtını aydınlığa dönüştürmüş bir halk kahramanıdır. Bu ülkenin çocukları dün bizim olduğumuz gibi Atatürk hayranlığı ile büyümektedir.
Yeter ki sahte Atatürkçüler bu adı kirletmesinler, Atatürk'ün açtığı yolda yürümek isteyen Türk insanının önüne, Atatürkçülük adına set çekmesinler.
Ben bu seti gördüğümde, ilk defa o gün ADD hakkındaki pembe düşüncelerimden uyandım. O günden sonra da zaman zaman ADD'yi yakından takip ettim. Ancak içinde barındırdığı su katılmamış Atatürkçüleri beğenmediğim için hep uzak durdum.
O süreçte yaşanan kavgaları yakından takip ettim.
İşte o günlerde ADD içindeki derin çatlağında tanığı oldum.
[/b][/color]
Adlarına Atatürkçü diyen grup halkı Atatürkçü ve Atatürk düşmanı olarak böldükten sonra ADD'yi de kendi içinde bölmeye çalışıyorlardı.
Rakip adaya hain diyecek kadar gözlerine perde inmişti.
Amaçları ATATÜRK ve onun düşünceleri değildi. Amaçları kendi konumlarını güçlendirmek, toplumda yer edinmek, kitlelere hükmetmekti.
Atatürk hiçbir zaman insanlara tepeden bakmadı. O halkı için yaşadı. Hiçbir şekilde halkını hor görmedi.
Türk halkının kızlarını yeni yeni okutmaya başladığı günümüzde, basit ayrıntılar öne sürülerek önlerine set çekilmesi, Atatürkçülük olarak yutturulamaz.
Bu ülkenin kızları bulaşık makinesi değildir, çamaşır makinesi değildir, erkeklerin cinsel tatmin aracı değildir, evde temizlikçi hiç değildir.
Bu ülkenin kızları, gelecek nesilleri doğuracak analar, onları yetiştirecek öğretmenlerdir. Gelecek nesiller bu kızların ellerinde büyüyecektir.
İyi eğitim almazlarsa ülkenin geleceği karanlıktadır.