MHP Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatından sonra büyük bir çıkış yakaladı. Bu patlama MHP tabanını kısa sürelide olsa sevince boğdu. Birkaç ay sonra büyük sevincin yerini büyük hüsran aldı. MHP iktidarda olmasına rağmen tabanının beklentilerini karşılayamadı.
Terörist başının idam kararını içinde bulunduğu hükümetle birlikte infaz edemedi.
Sebebi ne olursa olsun halkın, tabanın algısı bu şekilde. MHP tabanı derken şu an ki MHP teşkilatları ile Başbuğun dava arkadaşlarını birbirinden ayırmak lazım.
MHP = Milliyetçi Hareket Partisi… Milliyetçi Hareketi başlatanların birçoğu şu anki MHP içinde yok. Hatta birçoğu Başbuğ ruhunun MHP?de olmadığını düşünüyor. Bu nedenle de siyasi tercihini MHP dışındaki siyasi oluşumlarda değerlendiriyor.
Şu an ki MHP?nin siyasi politikaları, uzlaşmaz Baykal?a göre iyi. Ama MHP için yeterli değil.
Sayın Bahçeli?de yeterli olmadığını düşünüyor olmalı ki, çok farklı kesimlerden yeni isimleri MHP?ye transfer ediyor. Belki de o isimler MHP?yi tercih ediyor.
Başbuğ MHP?ye sıradan insanları kabul etmezdi. Bilhassa kamuoyunda tanınmış isimlerin geçmişlerini incelerdi.
Sayın Bahçeli?nin bahçesinde bu denetim yok.
İzmir MHP?nin, tüm medyada büyük transfer olarak gösterdiği Ayşem Yeğinboy Kalyoncu'nun katılımı büyük fiyaskodur.
Ayşem Yeğinboy Kalyoncu?da aynı yolu izleyen arayışta bir yazar! Milliyetçi Partilerde boy gösterdiğini söylese bile yazdığı makaleleri bunu teyit etmiyor.
Dervişin fikri neyse zikri de odur derler. Eğer Ayşem hanımın fikri Milliyetçi kökten gelmiş olsaydı zikri de o olurdu.
Bakın Ayşem Hanım 24 Nisan 2004 tarihli Leyla Zana adılı Yeni Asır Gazetesindeki yazısında neler demiş:
Leyla Zana 1961 yılında Bahçe-köy adlı, 7-8 haneli küçük bir mezrada dünyaya geldi. 14 yaşına geldiğinde babasının teyze oğlu Mehdi Zana'yla evlendirildi. Bir yıl sonra da Diyarbakır'a taşındılar. Ronay adında bir oğlu olan, okuma yazma bilmeyen bir çocuk gelindi artık. Ertesi yıl, Mehdi Zana, Diyarbakır Belediye Başkanı seçildi. 12 Eylül darbesinden sonra da tutuklandı.
Leyla Zana'nın hapishane hayatı başlamıştı. Yıllarca Diyarbakır, Afyon, Aydın, Akşehir cezaevlerini ziyaret ede ede Türkçeyi öğrendi. Cezaevi kapılarında kendi gibilerle tanıştı. Politik bir kimlik edinmeye başladı. Ama önünde en önemli iki zorluk vardı:
Kadındı ve Kürt'tü.
VEKİL SEÇİLDİ
Milletvekili seçildiğinde Nuriye Akman'la yaptığı bir söyleşide, "Sizi tanımayanlara Leyla Zana'yı nasıl anlatırsınız?" sorusuna, "Kendime önce insan sonra Kürt olarak bakıyorum" demesi, yazarın, "Kendinizi Türk hissetmiyor musunuz?" sorusuna da, "Hayır, kesinlikle. Türkçeyi 1984'te cezaevi kapılarında öğrendim. Ben sonuna kadar Kürt'üm. Anam tek kelime Türkçe bilmiyor. Sen kendini Kürt olarak hissedemiyorsan, ben de öyle, Türk hissetmiyorum. Ama Türk halkına da sıcak bakıyorum. Hepimiz insanız. Ama bugün zor altında, cop altında olan bizleriz" sözleri kıyametin fitilini ateşledi.
Meclis Başkanı Cindoruk, onu istifaya davet etti. DGM Başsavcısı Demiral, "Türkiye'de ne işi var öyleyse?" diyerek tepkisini dile getirdi.
10 YILDIR HAPİSTE
Yine aynı söyleşide, Dilimiz kültürümüz farklı, "ama bunlar yüzyıllardır iç içe yaşamamıza engel olmamış" diyen yazara, Zana, "Ama nasıl bir yaşantı? Köle gibi, sefil, yok olmayla yüz yüze bir yaşantı. 80 sonrası yaşadığım olaylar bana, 'Neyim, kimim?' sorularını sordurdu. Ben her şeyden önce insanım ve insan gibi yaşamak istiyorum.
Oysa bize hala 'barbar, vahşi Kürt' muamelesi yapılıyor. Sürekli kafanıza cop yeseniz, elektrik tellerine bağlansanız, ortalık yerde çırılçıplak soyulsanız, devamlı aşağılansanız
kendinizi nasıl hissederdiniz?" cevabını vermişti.
Gerisi malum... Zana ve arkadaşları 10 yıldır hapisteler.
DGM ikinci kez hepsine 15'er yıl daha ağır hapis cezası verdi. Türkiye'de mağdurların hep baş tacı edildiğini canlı örneklerle yaşadık.
Yine tüm şimşekleri üzerimize çekerek yeni mağdurlar yaratıyoruz..
. Hiçbir şeyin ayarını tutturamıyoruz...
Bu makale nedeniyle bir tepki yazısı yazdım:
Yazılarınızı zaman zaman okuyorum. Bu gün Leyla Zana başlıklı yazınızı da okudum. Yazınızda Leyla Zana ve PKK militanı arkadaşlarını milletçe mağdur konuma sokmuş olduğumuzu yazıyorsunuz.
Siz hiç www.sehitlerolmez.com sitesini ziyaret ettiniz mi? Bayramlarda şehitliklere gittiniz mi? Şehit çocuklarının şehitlikteki hatıra defterine yazdıklarını okudunuz mu? Şehit eşlerinin fuhuş bataklıklarına düşme tehlikesi içinde olduklarını, eşlerinin şehit olmasıyla idamlık bir aile gibi ortada kaldıklarına şahit oldunuz mu? Ailenizde şehit var mı? Var ise, onların duygularını sordunuz mu?
Sizce şehit eşleri, Leyla Zana kadar kadın değiller mi ?
Alsancak Hocazade camisi veya başka camilerdeki şehit cenaze törenlerine iştirak ettiniz mi? Kapıcı bir babanın, Hakim oğlunun cenaze töreninde yaşananları gördünüz mü?
Şehitler Ölmez, Vatan bölünmez sözlerini söyleyenlere inat yazdığınız bu yazı nedeniyle sizi kınıyorum.
Bu ülkede şehit yakınlarımı mağdur, yoksa bebek katilleri mi? Kendi vatandaşlarını işkencelerle öldüren PKK terör örgütümü mağdur, ŞEHİT AİLELERİ mi mağdur? Kolsuz bacaksız, gaziler mi mağdur, Leyla Zana ve bölücü başımı mağdur?
10 yıldır hapisteler diye üzülüyorsunuz, peki 10 yıldır gencecik askerlerimizin kara toprağın altında olmaları sizi üzmüyor mu?
Leyla Zana' nın hayat hikâyesini bir güzel öğrenmişsiniz, hangi şehidimizin hayat hikâyesini Leyla Zana kadar biliyorsunuz ve köşenizde yazdınız, yazdınız da ben mi görmedim?
Vahşi Kürt diye bu ülkede kime haksızlık yapıldı?
TSK 'da doğu kökenli ne kadar general var araştırdınız mı? Bu ülkenin Cumhurbaşkanı " benim ninem de kürt " demedi mi? Şu an Sayın İçişleri Bakanı, Milli Eğitim Bakanı İzmir' li mi sizce?
İzmir Valisi Sayın Yusuf Ziya Göksu 'nun memleketini de bilmiyorsanız, bu köşede yazı yazmayınız.
Sizce Çanakkale de koyun koyuna yatan" Kürt Mehmetler" ne için şehit oldular? Onlar, Leyla Zana ve arkadaşları kadar akıllı değiller miydi?
Eğer vicdanınız size yol göstermiyor, aklınız sizi yanlış mecralara yönlendiriyorsa, bu ülkenin ekmeğini yiyerek, bebek katillerini mağdur ilan ederek ahkâm kesemezsiniz!
Bu Şehitler 10 Yıldır Toprağın Altında.
Leyla Zana ve arkadaşlarının yaptıkları tüm delilleriyle ortada iken, bağımsız yargı kararını 2. kez vermişken siz ne hakla suçluları "mağdur ediyoruz" diyebiliyorsunuz.
İşte MHP?nin Leyla Zana hayranı transferi de böyle…
Bu transferler bence önemli, sizce de önemli değil mi ?