Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


İzmir iktidara mecbur, İzmirli iktidar olmak zorunda

Türk Halkı 2001 seçimlerine kadar ülkeyi "kırk katır mı, kırk satır mı" durumuna düşüren tüm siyasileri sildi, zaman çöplüğüne attı.

İçlerinden mazgallara takılarak yukarı çıkan bir kaç eski tüfek hayatta kalabildi.

Denenmemiş tek alternatif olan AK Parti / Tayyip Erdoğan önüne konulan tüm engelleri halkın desteği ile aşarak iktidar oldu. Yenilen sahte güreşçiler yarışa doymadıkları için yeni seçim istedi ve AKP daha büyük halk desteği ile yeniden iktidara geldi.

Tayyip Erdoğan, Avrupa, Amerika, Asya ve Ortadoğu ülkeleri ile ilişkilerini usta manevralarla yöneterek dünya halklarını ve liderlerini kendine hayran bıraktı.

Yeni Cumhurbaşkanını tüm entrikalara rağmen seçti ve projelerini bir bir hayata geçirmeye başladı.

Devletin gücünü kötü emellerine alet eden Ergenekon Terör Örgütü’nün yakasından tuttu bağımsız yargıya teslim etti.

AKP, Yerel Seçimlerde kazandığı tüm belediye başkanlıklarını ihya etti. O bölgelerde kısa sürede rahmetli Turgut Özal’ın “Çağ Atladık” deyimine uygun icraatları gerçekleştirdi.

Türkiye'de AKP hükümetinin sıradışı icraatlarından nasibini alamayan Diyarbakır ve İzmir kendi kendini avuttu.

Diyarbakır, terör örgütünün oyununa gelirken, İzmirlileri sahte laikler aldattı.

Bu nedenle İzmir Halkı uzun yıllar normal yaşam standartlarının altında yaşadı.

Belediye şehir içi ulaşımı rahatlatamadığı gibi, içme suyunda bile hayal kırıklığı yaşattı.

Metro, Deniz Baykal’ın sevgisine mazhar olmuş şirketlere ihale edildi. Maalesef ihaleleri alan şirketler bir şekilde pes etti.

CHP kendi içindeki çekişmeler nedeniyle İzmir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun çalışmalarını da engelledi.

İş dünyası, İzmir’i terk etti.

Fuarlar işporta pazarına döndü.

Emekliler ve memurlar da olmasa, İzmir Halkı açlığa mahkûm olacaktı.

% 65’i emekli ve memur olan İzmir, emekli ve memurların destekleri ile hayatta kalmayı başardı.

CHP Belediye Başkanları İzmir’e yeteri kadar katkı sağlayamadı.

Piriştina dönemi, İzmir'in borç bataklığına saplanmasıyla sonuçlandı.

Aziz Kocaoğlu da Piriştina döneminin bataklığını kurutmakla zaman kaybetti.

İzmir bu günlere, doğal güzellikleri ve kendi dinamikleri ile geldi.


Türkiye’nin hangi iline giderseniz gidin, İzmir kadar ihmal edilmiş, can damarları bir bir kesilmiş ikinci il göremezsiniz.

İzmir CHP’nin kendini tatmin ettiği yalancı meme olmaktan çıkmak zorunda.

İzmir Halkı’nı sadece iktidar olmak kurtarabilir.

Aziz Kocaoğlu’nu anlatırken söyleyebildiğimiz tek iyi kelime “çok dürüst” nitelemesi oluyor.

Hepimiz dürüst olmak zorundayız. Dürüstlük icraat, hizmet demek değil.

Dürüstlük Ahmet Piriştina döneminin borçlarını ödemek değil.

Dürüstlük İzmir’i utanılacak görüntüsünden kurtarmaktır.

Dürüstlük, iş dünyasının önünü açmak demektir.


Dürüstlük, şehir içi ulaşımın uygar ülkelerde olduğu gibi olması demektir.

Dürüstlük, yapamadığını itiraf ederek kenara çekilmektir.

CHP , SP ve MHP İzmir’in önünden çekilmelidir. İzmir Halkı iktidar olmak istiyor.

Kendi menfaatiniz için İzmir’i bir beş yıl daha belirsizliklere sürüklemeyin.

Bu haber 28/04/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo