Evet birileri İzmir'i karıştırmak istiyor. Günlerdir sosyete pazarı kargaşası sürüp gidiyor. Kemeraltı esnafının tahrik edildiği provokasyonda slogan " Kayıt dışı Pazarlar Kapanmadıkça - Biz Dükkanlarımızı Kapatacağız "
Peki Kemeraltı esnafının neresi kayıt içi ? Hangisi satışlarını tam vergilendiriyor. ? Kemeraltı Çarşısı işporta pazarı olalı çok oldu. Birkaç blucin markasına ait iş yerleri dışında Kemeraltı Çarşısı korkunç bir görüntü sergiliyor.
Satılan ürünlerin bir çoğu standart dışı ürünler. Ucuz diyorsunuz bir gömlek alıyorsunuz kolunun biri uzun biri kısa. Ertesi gün gidin erkekseniz değiştirin.
Satılan gıda ürünleri kesinlikle kontrol dışında. Herhangi birinden yemek yiyin ve görün. Mideniz nasıl isyan ediyor. Güvenlik sıfır. Siz istediğiniz kadar önlem alın, birileri gelip sizin cüzdanınızı anında cebine indiriyor ve siz fark edemiyorsunuz, çünkü Kemeraltı eski Kemeraltı değil.
Neden turistler girmiyor bu çarşıya, neden Universiade bu çarşıyı ayağa kaldıramadı ? Çünkü artık çarşı cazibe merkezi olmaktan çıktı.
Artık İzmir yeni açılımlar yapmak zorunda. Kemeraltı çarşısında yeni açılımlar yapmak zorunda. Birkaç dükkan orada gözlük satacak, kurduğu kayıt dışı sistemi legal gösterecek diye İzmir çağdışı bir görüntüye sürüklenemez.
Şu an ki Kemeraltı çarşısı İzmir'e yakışmıyor. İzmir'in yöneticileri de, esnafı da şapkasını önüne alıp düşünmeli. Yaptıkları yanlışın farkına varmalı.
İzmir halkının önemli bölümü büyük alışveriş merkezlerine kaydı. Kalan gariban halkta aradığını bulamadığı için farklı alternatiflere yönelmekte. Bu gelişmeler kaçınılmazdır. Bu arayışı bu gün engelleseniz yarın yeni arayışlar ortaya çıkacak...
Serbest piyasa koşullarının önüne geçmek mümkün değildir.
İzmir'in yöneticileri İzmir'e bir katkıda bulunamıyorlar. Bari bıraksınlar da halk kendi yönünü belirlesin.
İzmir de ekmek fırınlarının denetimli olduğunu kimse söyleyemez. Yediğimiz ekmeğin ununun normal standartlarda olduğunu da söyleyemez. Ucuz ekmek satacağız gibi şovmenlikler yaparak ekmeğimizi bile yenmez hale getirdiniz.
Sayın Susam ortalığı velveleye vereceğine esnafı tablacı halden kurtarmanın çaresini arasın. Bu olaylar seçim kampanyalarına benzemez. Karşısında kendisi gibi iki esnaf yok. Bu girişimlerin arkasında İzmir halkı var.
İzmir esnafı ya kendine çekidüzen verir kazanmaya devam eder. Ya da elindeki kazanç imkanlarını başkalarına kaptırır.
Sayın Susam ve Demirtaş' a iki şapka lazımdır. Düşünmeleri için...
Otursunlar İzmir'i soktukları kaosun içinden nasıl çıkaracaklarını düşünsünler.
İzmir de iş dünyası bitti. Bittiğini anlayan tüm büyük kuruluşlar merkezlerini İstanbul'a taşıdı...
Küçük esnafta yanlış uygulamalar ve yetersiz yöneticiler tarafından bitirildi. Bunun aksini iddia edenler Eskişehir ve Adana ya gidip baksınlar...
İzmir kesinlikle artık Türkiye'nin üçüncü büyük ili değil. İzmir Sadece denizi, doğası ve eğitimli halkı ile var....
İzmir teknolojide en sonda,
Ulaşımda en sonda,
Ticarette en sonda,
Kapkaç teröründe en başta,
Hırsızlık olaylarında en başta,
İşsizlikte en başta,
Kısaca İzmir elden gidiyor... İş dünyasını yönlendirdiğini sananlar ya istifa etsinler, ya da oturup düşünsünler. Akıları yetmiyorsa İzmir'in Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversiteleri ve basiretli halkı var. Bu birikimden yararlansınlar...
Cesaretleri var ise...
İzmir hala sallanıyor ve her an büyük bir deprem olma olasılığı var. Bu konuda alınmış somut hiç bir önlem ve girişim yok.
Halk sabahlara kadar sokaklarda soğuktan donarken Türkiye'nin Avrupa ya açılan kenti İzmir de ne belediye, ne de Kızılay koordinasyonsuzluk nedeniyle bir çadır kurmadı.
Halk yöneticiler olmasa da kendi başının çaresine bakıyor...