Çünkü adamların yapmak isteyip yapamadıklarını onların adına Orhan Pamuk yapıverdi. Onlar bir yabancı olarak bunu yapamazken Orhan Pamuk hem de bir "Türk" olarak yapmıştır. O nedenle onlar için bu çok büyük bir fırsat olmuştur. Kendi başlarına yapsaydılar, yabancılar böyle bir ithamı elde edeceklerinden çok daha büyük bir ilerleme elde edecekler çünkü Orhan Pamuk davasında.
Yabancılar: "Sizi içinizden biri yani sizi bizden çok daha iyi tanıyan biri sizi suçluyor, yani siz kötüsünüz!" deme fırsatı buldular. Bunu en iyi şekilde değerlendirme gayreti içindeler. Suçlayan bir yabancı olsaydı davanın tarafı o olacak ve mahkemelerde o savunma yapmaya çalışacaktı. Böyle bir şey yok, oh ne güzel. Hiçbir ülke Türkiye'yi bizzat suçlamış olmanın zorluğunu yaşamıyor, sıkıntılı bir duruma düşmüyor. Böylesi çok daha kolay. Adamlar işi daha da ileriye götürüp Türkiye'nin iç meselelerine kolayca müdahele etme şansı elde ediyorlar. Ne adına? İnsan hakları adına mı? Orhan Pamuk çok büyük bir yazarmış. Yazar hakları adına mı?
Peki bir yazar olarak Orhan Pamuk böyle bir ithamda bulunarak insan haklarına hakaret etmiyor mu? Bu ülkede yaşayanlar insan değil mi? Ülkesini savunmak yanlışsa o zaman bırakalım askerliği kimse orduda vazife almasın! Ordu yanlış o zaman. Hiçbir ülke ordu denilen kuruma başvurmamalı. Bu ülkenin varlığını ve hayatiyetini biz yazarlara mı borçluyuz? Bu gün yapılmaya çalışılan "şey" geçtiğimiz yüzyılın başlarında söz konusu yazarı şimdi kendi vatandaşlarıymışcasına savunan ülkeler tarafından, bu ülke insanına halen yapılmaya çalışılmıyor mu? Kurtuluş Savaşı bu topraklarda şimdi Orhan Pamuk'u haklıdır diye yaygara koparan söz konusu ülkelere karşı yapılmadı mı? O aziz savaş sırasında ölenler hiç aklına gelmiş midir bu yazarın? Kaç kişi kimlere karşı savaşırken telef olmuştur?
Peki hangi Türk'ün aklına geliyor, bir Fransız vatandaşı kendi ülkesi ile ters düştüğünde koşup onun arkasında yer almak? Şimdiye kadar kendi devleti ile ters düşen bir başka Avrupa ülkesinin vatandaşından hangi Alman'ın haberi olmuştur. Olmuşsa da ne yapmıştır? Bu güne kadar hangi Türk Devlet Görevlisi ya da insan hakları görevlisi bir Alman vatandaşı ile kendi devleti arasında olan bir polemiğe karışıp da o ülkenin yasalarını değiştirmeye kalkmıştır? Bunu dile getirme cüreti gösterebilmiştir? Bu güne kadar böyle bir şey olmadıysa bundan sonra böyle bir müdahaleyi yapabilecek birisi var mıdır? Bizi ilgilendirir mi, bir Amerikalı ile Amerika Devleti arasında çıkan tartışma? Neden kimse Amerika başkanına Irak'ta ölen oğlunun ve diğer askerlerin hakkını arayan anne için arka çıkıp da Amerika'ya sen haksızsın çek askerlerini, hadi olmadı bari yasalarını değiştirmelisin diyemiyor? Peki bu ülkede, bu ülke ile bir vatandaşı (yazarların ayrıcalıklı bir vatandaşlığı yoksa) arasında çıkan bir sorun, neden diğer ülkeleri daha çok ilgilendiriyor? Onların kaybı kazancı nedir?
Bu ülkede tek popüler dava Orhan Pamuk davası mıdır? Mesela gazetelere de yansıdı. Neden Prof. Aşkın davası ile ilgilenmiyor Fransızlar? Çünkü o davada, dava edilen kişi, ülkesine, Türklüğe bir ithamda bulunmamıştır; hatta hiç de onların işine yarayacak bir suç işlememiştir. O nedenle mi ilgilenmiyorlar?
Ve Orhan Pamuk o kadar kitap yazabilen bir aydın ise Kurtuluş Savaşı'nın günümüzde bile devam ettiğini askere, orduya hala iş çıktığını nasıl göremiyor? Hiç mi bir şehit ya da gazi olmuş bir asker ailesi ile karşılaşmamış, tanımamıştır? Askere yollayıp da, hain kurşunlara hedef olup da son nefesini vermeden önce cep telefonu ile onu arayan evladı olmadığı için mi ayıramamıştır otuz bin kayıbın kimliğini?
Yoksa kendisi böyle bir çatışmaya vatanı için kurban olan askerlerin karşı tarafında bulunarak mı katılmıştır? Sözünü ettiği kayıpları Orhan Pamuk nereden öğrenmiştir? Orada mıymış? Askerliğini nerede nasıl yapmıştır? Onu doğuran yetiştiren ana babasına da mı sormamıştır? Bu ülkede bu ülke uğruna canlarını veren masum insanlar olmasaydı hangi okulda okuyacak, nasıl yazar olup da büyük laflar edecekti? Hiç bunları düşünmüş müdür?
Ülkesindeki yazarlığı konusunda vatandaşının düşüncesini kendisi ne kadar biliyor? Bir bedel ödemeden bir Türk yazarının Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde çok satması mümkün olmuyor mu? Bir Türk yazar kendi ülkesi dışında, ancak kendi ülkesine hakaret ederse mi popüler olup çok satar? Bundan sonra da bu gibi ülkelerde popüler olup takdir edilen bir Türk'ten de benzeri tavırlar mı bekleyeceğiz?
Orhan Pamuk "maksadı belli bir manüplasyon ile kendi ülkesinde değil de, kendi ülkesini zor duruma düşürme çabası içindeki malum ülkelerde kitaplarının güya çok satmasının(!) verdiği bir haleti ruhiye mevsiminde, belki de kitaplarının çok sattığı söylenen ülkelere kendini borçlu görerek ya da kendini onlara daha yakın hissederek, hiç de vakıf olmadığı bir konuda, üstelik ülke insanını en hassas noktasından vurma niyetiyle, sanki konunun uzmanıymış gibi dünyaya bütün bilgi ve belgeler elindeymişçesine veya olayları birebir yaşamışmış gibi bir laf yumurtluyor. Yoksa böyle bir lafı Orhan Pamuk sipariş alarak mı etmiştir? Çünkü böyle bir polemik olsa olsa bu ülkeyi iyi oyalar. Ülke insanının genel asabını düzeltmez, sinirler iyi gerilir. Ülkeye yeni düşmanlık tohumları serper. Ya yeşerirse diyerek. Yeşerirse bundan Orhan Pamuk ne kazanacak? Mahkemede bunu açıklasa yeterli.
Ülkeleri için popüler hale gelip aydın olarak tanımlanan kişiler toplum için önemlidir. Onların fikirleri hatasız olur diye düşünülür. Böyle kimlikler toplum için önemli, hassas konularda rasgele mesnetsiz sözler söylemeye başlaması sadece kendi kimliklerine zarar vermez. Toplum da bu yaptıklarından zarar görür. Bu toplum bu ülke böyle bir ithamı hak etmiş midir?