Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


İnsan için, hatasını görmekten büyük irfan olmaz !

Canım ülkem yine hararetli günler yaşıyor. Ağustos ayı yaklaştığında hep olur. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olur, belediye başkanlığı seçimlerinde az olur. Kısaca rantın büyük olduğu her yerde sıcaklık orantılı olarak artar.
İşte yine o günleri yaşıyoruz.

Öncelikle ülkede kaos ortamı bu ülkenin üst düzey yönetici ve bürokratlarının çok özel çabaları ile geldi! Halk, iş dünyası perişan oldu. Halk perişan oldu sözü dile kolay geliyor, yaşayanlara ise çok zor?

Ülkede siyasi kaos yaşanırken güven bunalımı da had safhada. Türkiye?nin en gözde kurumları halkın güven sıralamasında çok gerilere kayıyor.

Hukuk herkese lazım olan oksijen çadırı iken, o çadırın içi boşaldı. Genel Kurmay Başkanlığı son dönemlerin en başarısız diplomatik hareketlerini sergiliyor.

Dünyanın gözü üstünde olan bir dava görülürken Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili İlker Başbuğ Paşa ile görüşüyor. Medyaya yansıdığında da inkâr ediyor.

Peki sonra?

Sonra da evet görüştüm hem de 3 kez diyor. Ama Kuzey Irak konularını konuşmuşlar. Anayasa Mahkemesi askeri bir kurum ya! Tabi ki uzmanlık alanlarında görüş alışverişinde bulunacaklar.

Türk Halkı o kadar rencide oldu ki, o kadar çok aldatıldı ki, artık kimseye inanmıyor ve güvenmiyor.

Ocağındaki tencere boş kaynıyor, evine icra gelecek diye gece sabahlara kadar uyumuyor.

Ne İlker Paşa?nın böyle bir sorunu olabilir, ne de Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Alifeyyaz Paksüt?ün. Onların unu tuzu kuru. Onlar için ekonomi bozulmuş, halk ümidini yitirmiş önemli değil.

Güneydoğu?da teröre karşı büyük mücadele veren TSK?nin gelecekteki Komutanı gidiyor ağlama duvarında resim çektiriyor.

Kimse kızmasın bu sorumsuzluktan başka bir şey değil. Askeri cepheye vatan, millet, bayrak söylemleriyle göndereceksin, kendin de İsrail?in en kutsal mekânı olarak bilinen ağlama duvarına Yahudilerin adetlerine uygun ellerini duvara dayayacaksın.

Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.

İlker Paşa çıkacak ve bir komutana yakışanı yapacak. ?Evet ben bulunduğum konumu tam değerlendiremedim. Bu hareketimin Türk Halkı?nı rencide edeceğini içten içe kahredeceğini düşünemedim ? Özür dilerim .

Genel Kurmay Başkanlığı?nın yaptığı açıklama da acele ile yapılmıştır.

Personelini savunmaya yönelik bir girişimdir. Dünyanın en güçlü ordusu, bu konuyu Türk Halkı?nı ikna edemeyeceği yöntemle yapmamalıdır.

Bu olaylar TSK?ni yıpratan davranışlardır. Küçük rütbeli bir personelin yaptığı hata nasıl itap görüyorsa, yüksek rütbeli bir komutanın Türk Milleti?ne karşı yaptığı hatalı davranış da itap görmelidir.

Aksi halde TSK Türk Halkı?nın gözündeki yerini kaybedecektir. Bu gerçeği görmezden gelmek mümkün değildir. Dağlıca olayları, Kuzey Irak harekâtı esnasında yaşananlar, MEBS Başkanlığı?nın dinlenmesi, dinlenen videoların internet sitelerinde yayınlanması çok üzücü gelişmeler.

Bu haber 31/01/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo