Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


İki portakala kandım !

Simdi bu sitenin adi gözyaşı olmalıydı diyeceksiniz. Ama ne yapalım ciğerimiz yanmış, cebimizden paralar uçup gitmiş. Geçen hafta is yerime manken gibi hatunlar geldi. Arkadaşlar dedi ki; sen bekarsın hadi bu hatunlardan birini kap. Gözlerim parladı, yavaşça koltuğumdan kalktım, merdivenlerden inerek hatunların bulunduğu misafir salonuna gittim. Aman Allah'ım o ne güzellik, kalp atışlarım hızlandı, aklim beynim uçtu gitti.

O gözler, bukle bukle saçlar, yuvasından fırlayacak gibi duran portakallar. Hele ciğerimi söken bakışlar, suh konuşmaları da eklenince tren raydan çıktı. Artık ne konuştuğumu, neye imza attığımı hatırlamıyorum. Kızlar imzaları aldıktan sonra kalbimi de alarak gittiler. Bir hafta sonra duydum ki o hatunlar yine gelmiş. Hemen koştum, benim hayran bakışlarım arasında 3 tane kredi kartını elime tutuşturdular. Hemen aldım söyle bir kokladım ve kokusunu içime çektim. Hatunlar benim gibi salakları kafaladiktan sonra müsaade istediler ve gittiler. Peşlerinden çok koştum ama bir türlü verdikleri kredi kartıyla yemeğe götürmeye muvaffak olamadım.

Aradan bir ay geçmiş veya geçmemişti ki o hatunlar yine göründüler. Hemen gittim, ilgi alaka çay, kahve derken her şeyimi otomatiğe bağladım. Bu sefer bir aksam yemeğine de ikna ettim. Aksam İzmir'in en görkemli restoranlarında yedik içtik, gezdik. Balıklar, kebaplar, bin türlü içecekler. Tatlı, kahve derken hesap geldi. Bir de ne göreyim maaş elden gitmiş. Tabi erkekliğe çamur sürer miyim. Hemen silahımı pardon kredi kartımı çıkardım. Ama kredi kartımın limiti biraz yetersiz kaldı. Yanımdaki hatun üzülme hayatim onun çaresi var dedi. Telefonla bankaya bağlandı ve limitimi esnetti. Söyle derinden bir oh çektim. Rahatlamıştım, erkekliği kurtardım, anlayacağınız onur, gurur kurtuldu.

Onurumu gururumu el kadar kartın kurtaracağı hiç aklıma gelmezdi. Ama kurtardı. Belimde tuvalete giderken bile taşıdığım o koca aleti bile gölgede bıraktı. İnanın Artık kredi kartı çıktı mertlik bozuldu diyorum. silahımı da satarak birkaç tane daha kredi kartı alacağım. Kartlar daha çok ise yarıyor. Neyse konuyu dağıtmayalım.

Çıktık malum oradan eve falan derken .... buraları atlamam gerekiyor. Orası çok tatlıydı. O kadar iste...

Geçen gün ayin on besiydi, silahımı pardon kartımı alarak çıktım yola. O sihirli kutunun olduğu kulübeye geldim. çıkardım kartımı maaşımı çekeyim diye. kartımı taktım şifremi yazdım hesap bakiyesi dedim. Aman Allah'ım -150.000.000 yazıyor. Ulan bu makinenin sihiri mi bozuldu diye içimden geçirdim. İptal ettim yeniden kartımı taktım ve şifremi girdim. Tabi ki arkamdaki kuyruk avcı misali. Uzadıkça uzuyor. Millet homurdanıyor.

--Yine paramı bitti.?
--Ayin on besinde hep böyle yapıyorlar.
--Hangi bankamatiğe gitsen para bitmiştir.
--Zaten kuyrukta beklemek istemezsen 3 gün sonra çekeceksin.
--Kontrol eden yok ki bu adamlara dur desinler.
--Neden para yok kardeşim bu benim param.
--Gece 24.00 dan itibaren benimmmm...
--Ama nafile sen ne dersen de...
--NATO mermer NATO kafa....

Neyse yine içimi cızlatan bir hatun kartı elimden aldı ve kontrol etti. Beyefendi sizin paranız yok, çekemezsiniz.

Olur mu daha bu gün maaşım yattı. Hem de 800 Milyon dedim övünerek. Kadın sinirli kartı bir kez daha aldı elimden şifre mifre derken beyefendi kredi kartınıza olan borcunuz kesilmiş ve maaşınızın hepsi bitmiş. İsterseniz açık kredi hakkiniz var onu çekebilirsiniz. İste o anda gurur onur hiçbir şey kalmadı. Bari açık madik bir kredi çekeyim de erkekliği kurtaralım diye içimden geçirdim. Tamam bayan çekelim dedim.

--O da ne kadar dedi
--Allah ne verdiyse çek dedim. 750 Milyon çekti, bana verdi. Elimde bir tomar parayla çıktım. Herkes bana bakıyordu. Ben de onlara baktım ve arabama binerek evin yolunu tuttum.

Bizim hatunun bankasından mektuplar gelmiş, açtım onları okumaya. Her satırında yüzüm gözüm buruştu. Nerdeyse maaşın yarısı kadar ıvır zıvır para kesmişler. Hemen benim hatun kişiyi aradım.

--Neler oluyor hayatta dedim.
--Oda sen merak etme hayatim bakarız hallederiz dedi.
--Aksam yine buluştuk bir şeyler yedik içtik, gezdik Derken yine erkekliği kredi kartıyla kurtardım.

Bir ay sonra yine maaşımı almaya gittim. Yine ayni olaylar bari açık madik krediyle namusu kurtaralım dedim. Ama bu sefer sihirli kulübe vermem dedi. Yüzüm yerde çıktım. Ama ne çıkış. Araba da yolda kalmaz mi? Baktım benzin bitmiş. Cepte para yok İste o gün bu gündür kredi kartlarını kirdim attım. Hatun Artık beni arıyor ama, yemezler Artık gitmem. Gitsem de zaten ortada maaş, para pul yok.

Evden çıkmadan ağlayıp duruyorum. Benim gibi kerizler çoktur her halde. Onlarda yazsınlar da burası şenlensin.

Simdi bankacılar hop oturup hop kalkarlar. Ama onlarında hopladıklarını görünce içimden oh çekeceğim.

Oh çekenler elini kaldırsın..

Siz sarışın hatunu merak ediyorsunuz sanıyorum. Ben de onu kendime asık ettim. Simdi onun kredi kartından idare ediyoruz. Bir bizden bir onlardan.. Bankacıları kendi silahıyla vurdum yani...

Bayyyy...

Bu haber 01/02/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo