Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


HRANT DİNK DENGESİ

Birkaç gündür Türkiye Agos Gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink'in öldürülme olayına kilitlendi. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, T.C Başbakanı R. Tayyip Erdoğan, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal ve tüm üst düzey yöneticiler olayı kınadı ve üzüntülerini kamuoyuyla paylaştılar.

Halk Türkiye'nin tüm illerinde birileri tarafından organize edilerek Hrant Dink'in öldürülmesini protesto etti. Adana Milletvekili Ömer Çelik cenazenin Türk Bayrağına sarılmasını önerdi. Bazı siyasiler bu öneriye destek verdi.

İki gün önce teröristler tarafından şehit edilen İzmirli Astsubay Hrant Dink kadar ilgi görmedi. Adana Milletvekili Ömer Çelik veya İzmir Milletvekilleri özel açıklama yapmadı.

Orhan Pamuk tüm 301'nci maddeyi savunanlar suçludur açıklamasını yaptı. Nobel ödüllü yazarımızın demokrasi denilen erdemi, sadece kendisi gibi düşünmek olarak algılaması şaşırtmadı.

Şaşırdığımız olay AKP hükumetinin Hrant Dink cinayeti nedeniyle panik atak hareketlere girmesi. Medya'nın cinayete olması gerekenin üzerinde yer vermesi ve akıl almaz önerilerde bulunması .

Hrant Dink kendi düşüncesini söylemiş ve Türk ırkı hakkında hoşumuza gitmeyen düşüncelerini köşesinde yazmıştır. Hrant Dink Ermeni asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Buna kimsenin diyeceği söz olamaz. Ancak Ermenilerin tümüyle masum odluklarını da göstermez.

Ermeni komitacıların Anadolu'nun işgalinde oynadıkları rolü ve atalarımıza yaptıkları mezalimi unutmamız mümkün değildir.

Buna rağmen kurtuluş savaşından sonra Ermenilerin Türkiye de kalmalarına ve huzur içinde yaşamalarına izin verilmiştir. Türk Halkı da ülkemizde yaşamak isteyen Ermeni kökenli Türk vatandaşlarını yadırgamamıştır.

Ermeni kökenli Türk vatandaşları kendilerini psikolojik bir sorunun ve baskının içinde hissediyorlar sa atalarının Türk ırkına yaptıkları mezalim nedeniyle dir.

Türkiye Cumhuriyetinde din adamları sokakta kendi geleneksel kıyafetleri ile dolaşamazken Ermeni Patriği dini kisvesi ile dolaşmakta ve ibadetlerini yerine getirebilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisi'nde dini inancı nedeniyle başını örten Merve Kavakçı'nın milletvekilliğini düşürmüştür. Hiçbir ermeni vatandaşına bu konuda baskı yapmamıştır.

Kendi Üniversitelerimize başörtülü kızlarımızı almazken, Ermeni kökenli vatandaşlarımıza veya kendini azınlık olarak hissedenlere hiçbir şekilde engelleme yapılmamıştır.

Türkiye Cumhuriyetinde Hiçbir şekilde kendi ırkı hariç kimseye baskı ve engelleme yapılmamıştır.

Güneydoğu Anadolu bölgesine yapılan yatırımlar Türkiye'nin diğer bölgelerine yapılmamıştır. Ödemedikleri elektrik ve su faturaları Türkiye de yaşayan diğer vatandaşlarımız tarafından ortaklaşa ödenmiştir. Hala da ödenmeye devam etmektedir.

Teröre alet olmaları nedeniyle ayrılan bütçe ile Türkiye abad olabilirdi.

Her gün arkası gelmeyen şehitlerimizin katiline bağımsız Türk yargısı idam cezası vermesine rağmen infaz edilmemiştir.

Aynı cinayetin binde biri, bir Türk tarafından yapılmış olsaydı, sülalesinde idam olmayan kimse kalmazdı.

Türkiye ve Türk Halkı birlikte yaşadığı her insana saygı göstermiştir. Kendi ırkından daha fazla önem vermiştir. Böyle olmasına rağmen yıllardır Ermeni Soykırım iftiraları ile ülkemiz bunaltılmaktadır.

Bu küresel bunaltma hareketlerine Ermeni kökenli Türk vatandaşları ne gibi tepki vermiştir bunu öğrenmekte bizim hakkımız.

Türk Halkı Çanakkale de kendi hanesine tecavüz eden düşman askerlerine karşı etten duvar ördü ve yurdunu çiğnetmedi. Savaş bitince de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu M.Kemal Atatürk hanemize tecavüz edenlerin ailelerine ? Onlar sizin çocuklarınızdı, şimdi bizim çocuklarımız. Onlar bizim Mehmetlerimizle koyun koyuna yatıyor ? demişti.

Dünyanın hangi milleti bu kadar hoşgörülü acaba ? Gözünün önünde binlerce askerini şehit veren bir komutan nasıl bu kadar geniş ufuklu olabilir.

Biz kendimizden eminiz, "yaratılmışı seviyoruz Yaratandan ötürü" işte asırlardır değişmeyen felsefemiz.

Yaratılmışı sevdik, yaratandan ötürü.

"Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" sözünü de, bizim güvendiğimiz kendilerine kendimiz gibi inandığımız, ama bizi her fırsatta arkamızdan vuranlar nedeniyle söyledik.

Türk Halkının felsefesi hiç değişmedi . En son "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözünü Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu söyledi.

Bu haber 30/01/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo