Tayyip Erdoğan ve arkadaşları yenilikçiler olarak ortaya çıktığında Türkiye ümitsizlik içindeydi. Para piyasaları asansör gibi inip çıkıyordu. Yolsuzluklar Türkiye ekonomisini sıfır noktasının altına getirmişti.
Ekonomik krizler ve 28 Şubatçıların topluma yaşattığı kargaşa, gözlerin R. Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına çevrilmesine yol açtı.
AK Parti?nin oy oranının % 50 lere tırmanmasının aktörleri, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Tuncay Özkan olduğu gibi, AK Parti?nin ortaya çıkmasının aktörü de 28 Şubatçılardır.
Türkiye?nin en iyi eğitim almış bireyleri olan Rektörler, AK Parti?nin yükselişine ve yerel seçimlerde oy oranını yükseltmesine hizmet ediyorlar.
Başörtüsü birileri tarafından kullanılsa bile, Türk Halkı başörtüsüne saygı duyuyor. Üniversitelere alınmayan başörtülü kızlar toplumun büyük bölümünde mazlum olarak görülüyor. Yasal düzenlemeye rağmen rektörlerin ve üniversite hocalarının başörtüsüne karşı tavır almaları, AK Parti?nin yelkenlerini şişiriyor.
Sanki gizli bir el AK Parti?nin tek parti olmasını istiyor ve Türkiye Tek Parti dönemine doğru hızla sürükleniyor.
Ak Parti birçok ilde muhafazakâr ve demokrat oyları aldığı gibi sol oyları da almayı hedefliyor. İzmir Ak Parti?ye eski CHP ?lilerin kitleler halinde katılması bu gerçeğin en büyük göstergesi.
Türkiye Tayyip Erdoğan ile, yeni bir parti, yeni bir lider arayışını tamamladı. Hiçbir siyasi parti başkanı lider olarak görülmüyor. MHP dâhi kökleşmiş tabanını AK Partiye kaptırdı, hala da kaptırmaya devam ediyor.
MHP?nin Cumhurbaşkanlığı ve başörtüsü konusundaki duyarlı davranışları tabanına işaret fişeği etkisi yapsa da; toparlanmaya yetecek ölçüde değil. MHP Alparslan Türkeş?in harmanını yeniden toplamadan hedeflerine ulaşamaz.
Genel Başkan Devlet Bahçeli?nin sıra dışı davranışları büyük hayranlık oluştursa bile Türkiye daha fazlasını bekliyor.
AK Parti kendine oy vermeyen kitleleri bünyesine katarken kendi içindeki çalkantıların farkına varamayabilir. AK Parti tabanı partisinden beklediklerini bulmuş görünmüyor. En minik toplulukta bile eleştiri okları birilerini gösteriyor.
CHP, AK Parti kadrolaşıyor dese de, AK Parti tabanı buna inanmıyor. Çünkü AK Parti tabanı kendini yönetimin içinde hissetmiyor.
AK Parti?nin atama yaptığı birçok kurumda, eli tespihli, başı takkeli, odasında ilahi dinleyen insanlar türüyor. Hastane mescitleri Cuma namazlarına yetmiyor ! Göreve gelmenin şartı, dindar olmak veya dindar görünmek olarak algılanıyor.
AK Parti yönetimi bize yutturamazlar dese de, yutanların az olmadığı bir gerçek.