Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


HAYDİ BEYLER PAMUK ELLER CEBE YERİNE, EY AHALİ İSYAN ÇIKARIN DAVALAR AÇIN ORTALIKTA DÖVÜNÜN !

Türkiye Konya'nın Balcılar beldesindeki Kur'an Kursu binasının çökmesiyle sarsıldı. Haberin ilk duyulduğu anlarda kursun izinsiz olduğu vurgulandı. Milli Eğitim ve İl Müftülüğü kendi kontrollerinde kayıtlı bir Kur'an Kursu olmadığı açıklaması yaptı.

Yaşları 12 ile 15 yaş arasındaki çocukların öldüğü facia, Kur'an Kursu yöneticilerinin Jandarma tarafından adliyeye sevkedilmesiyle noktalandı.

Tüm bu olaylar olurken yaşanan faciadan reyting çıkarmak isteyen gazeteler halkın içine fitne sokmaya çalıştı. "O kadar çocuk vefat etti bir anne ve baba bile dava açmadı. Savcılığa başvurmadı."

Hürriyet Gazetesi manşetinde iki evladı ağır yaralanan bir babanın yüzüne bakmamızı öğütlüyordu.

"O gözlere bakın mutlaka bir şeyler göreceksiniz."


Türk Halkı her şeyi ayan beyan görüyor. Görmeyenler bu manşetleri atanlar ve böylesine hazin bir faciadan reyting çıkarmak isteyenlerdir.

Görmeyen gözlerine, hissetmeyen kalplerine söylemeleri gereken manşetleri Türk Halkına söylüyorlar.

Hem de bel altından...

Çocukları faciada yaralanan baba onları görmek için hastaneye gidemiyor.

Peki neden ?

Türkiye'nin milli geliri eşit dağılmadığından.
En büyük lokmayı sizin yuttuğunuzdan.
Devletin içinde Ergenekon adında çeteler kurarak eşkiyalık yapıldığından.
Koltuk kavgası için Türk Halkı'nın yok sayılmasından.
Türk Halkı'nın inanışları nedeniyle küçük görüldüğünden.
Başı örtülü çocukların okul kapısından geri döndürüldüğünden.
Kur'an Kurslarına baskı yapıldığından.


Daha saymak isterdim ama anlayan olmaması nedeniyle saymıyorum.

O manşeti atanlar adını bile duymadığımız en ücra köylere kurs açan insanlar kadar fedakarlık yapsaydı; bu facia yaşanmazdı.

Hiç bir icraat yapmayarak izinsiz kurs açmışlar çığırtkanlığı yapanlar bu milletin dostu değil.

O kursları gariban halk dişinden tırnağından artırarak açıyor. Bu kurslara devletin sahip çıkmaması için attığınız hurafe manşetleri çoktan unutmuşsunuzdur. Ama öldüğünüzde o insanlardan medet bekliyorsunuz. Türk Halkı çok ince ruhlu ve geniş gönüllü.

Eğer sizin mantığınıza göre hareket etmiş olsaydı sizin cenazeleriniz ortada kalırdı. Ama bırakmadılar, bırakmazlarda...

Onlar her şeye rağmen sizin yanınızda oluyorsa bilinki ötede yanınızda olmayacaklar. Orada yalnız kalacaksınız.

Hayatlarının baharında faciada vefat eden çocuklarımız bizim inancımıza göre şehit oldular. Şehitler cennet nimetlerinden istedikleri gibi istifade eder. Onlara ne sorgu, ne hesap yoktur. Onlar şimdi günahsız olarak cennet semalarında uçuyorlar.

Ahiret gününde anne ve babalarının ellerinden tutup cennetin özlenen iklimine götürecekler.

Türk Halkı böyle inanıyor. Böyle inandığı için çocuklarını teröre şehit veriyor, arkasından da vatan sağolsun diyor. Onları vakur ve güçlü görüyorsunuz. Onlara bu gücü inançları veriyor.

Kurtuluş mücadelesi de, bu inanç sayesinde başarılı oldu. M.Kemal Atatürk'ün dört bir yanına bakarsanız hep o dönemin alimleri vardı.


Siz boğazda rakı keyfi sürerken Anadolu'da insanlar hep bu şartlarda yaşıyor. Sizin bir aylık maaşınızı hayatlarının hiç bir karesinde göremiyorlar.


O insanlar için imanlarından başka her şey fani, fani olanın peşinde dövünmüyorlar.

Aç ta kalsalar, onurlu gururlu ve başları dik olarak çalışıyor, alın teriyle kazandıkları bir baş soğan, iki dilim ekmek ve bulgur pilavı ile ömürleri geçiyor.

Siz bunları yeni görüyorsunuz. Anadolu bunu yıllardır yaşıyor. Tok acın halinden anlamaz.

Hürriyet Gazetesi'nin hangi yaralı parmağa pasuman olduğunu gördük ? Bilmediğimiz bir hayrı var ise lütfen açıklasın.

Bu gariban insanlar için okul mu açmış, [Kur'an Kursu açmasın ] Aşevi mi açmış? Yöre halkına maddi yardımda mı bulunmuş ?

Hangisi ?

Bol bol birifing, küllin talimat, mafiş icraat...


Eski diyanet işleri başkanı da çıkmış kaçak yurt kurs açana verilen cezaları indirmeyelim dediğini anlatıyor. Ey başkan ömrün diyanet saflarında geçti. Hala derin uykulardasın.

Anadolu açlık sınırının altında.

Anadolu sahipsiz
Anadolu çaresiz
Anadolu kendi başının çaresine bakıyor

Sabah 5'te kalkıyor, akşam hava kararana kadar çalışıyor. Ama nafile. Çoçuklarına sizin yedirdiğiniz yemekleri, giydirdiğiniz giyecekleri alamıyor.

Evladı ağır yaralı ölmek üzere, hastaneye, başına gidecek kadar parası yok.

Bu insanların yardımına kim giderse, ona güveniyor, ona inanıyorlar. Siz gitseydiniz size inanacaklardı ?


Sizin yolunuz gariban iklimlerden geçer mi ?


Ey Ertuğrul Özkök, söylermisin sen hiç aç kaldın mı ? O babanın gözlerine bakarak bir şeyler anlayacağımızı söylüyorsun, sen hiç o baba kadar çaresiz oldun mu ?

Senin elindeki imkanlar dramatize ve bel altı manşetlerin fazlasını yapabilir.

Bir kez de karşılıksız vermeyi dene, hiç bir şey beklemeden. Böyle bir adımın öncülüğünü yap.

İşte sana fırsat. Üstelik Türkiye'nin en etkili gazetesi de elinin altında. Topla zanginleri Anadoluya aşevleri projesi başlat. Eğitim seferberliği yap.

Gönlünden ne kopuyorsa...

Haydi görelim. Hep yıkıcı iç burkucu manşetler atma...

Bir manşetinde
"haydi beyler pamuk eller cebe"
olsunda görelim...

Bu haber 31/01/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo