Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


Elimde iğne var kaçın

Uzun zamandır iğneli ve esprili yazı yazamıyordum okuyucularım bu tür yazılarımı özlemişler. O nedenle iki de bir mesaj gönderip duruyorlar.

Sevgili okurlarım aslında iğnelecek o kadar çok konu var ki hangini iğnelesem diye uzun zamandır düşünüyordum. Madem siz istediniz bir iki iğne sivrilteyim önce...

Hörmetlü Ağamız iş dünyasının içler acısı halini anlamış ve bir yasa çıkarmış. Unakıtan abimiz açıkladı valla... Yasa diyor ki ne kadar eleman istihdam edersen sana o kadar faizsiz kredi vereceğiz.

Yahu bu Unakıtan abimiz gerçekten kel Mahmut'a benzedi. Millete vereceği parayı iş dünyasının açık gözlerine kaptırıyor. Adam çıktı bu yasa nedeniyle yalandan 30 bin eleman istihdam etti. Bunun 12 bini için 15 bin YTL, geri kalan 18 bini içinde 55 bin YTL faizsiz kredi aldı devletten. Toplam; 1170000000 YTL kredi almış oluyor...Okuyabildiniz mi ne kadarmış? Ben okuyamadım da hesap makinasında ne çıkmışsa onu yazdım.

Hem de faizsiz. Veren de Unakıtan ağamız ...

Şimdi bu ağamız daha önce eğitime destek adı altında yine sıfır faizli bir kredi almış ve antika bilgisayarları halka 30 kat fiyatla satmış sonrasında da bir iki kata gülle daha yaparak insanları intiharın eşiğine getirmişti.

Geçen hafta bir astsubayın kredi kartı nedeniyle geçirdiği cinneti okudunuz. Bu ağamız yüzünden basına yansımayan nice cinnetler yaşandı haberiniz yok. Bir tanesi bize de ulaşmıştı. Anketlerle tüm kamuoyuna duyurmaya çalıştık ve bu meşhur ağamız bir deniz astsubayının intihar etmek üzere olduğunu öğrenince işlemleri durdurmuştu.

Ancak bu devleti bir gariban vatandaş mı dolandıramıyor diye düşünmeden edemiyorum. Hey Unakıtan ağamız yapma bu kredileri sen istihdam adı altında veriyorsun iyi de niyetlisin.

Ablamızda seni gerçekten çok seviyor, biz de seviyoruz ...

Senin verdiğin kredilerle adamlar özelleştirme ihalelerine giriyor. Yani bu kadarına da pes be ağam. Sen bari yapma.

Gerçek zorda olan esnaf gariban esnaf sen ona yardım olsun dedin ama senin göstergeler de o esnaf hiç faizsiz kredi kullanmamış. Onlar gerçek ihtiyaç sahibi olmalarına rağmen korkuyor ve kullanmıyorlar...

Bak hastalandın, gittin öbür dünyayı gezdin dolaştın geri geldin. Bu arada bir tur da ben yaptım. Hz.Azrail (a.s) 'a bana bir şans daha verin iyi bir insan olup kimseyi çekiştirmeden kırmadan geleyim dedim. Onlarda hadi Computerman sana bir fırsat daha verelim dediler ve geri geldim...

Geldim ki şu Kızılay denilen kurumun kulağını çekeyim, İzmir depreminde halk panik halde sokaklarda sabahlarken neden hiç kimseye bir çadır olsun vermediğini hatta geçici çadırlar kurmadığını öğreneyim dedim.

Sevgili Aziz Başkanım sen de onlardan farklı değilsin. Sen de İzmir halkı için bu deprem paniğinde hiç bir iş yapmadın. Neredeydin ? Erbaa 'ya Boraboy gölüne pikniğe mi gittin ?

Koskoca İzmir de İzfaş'ın başına adam bulamışsın ve kendini süper başkan olarak atamışsın. Valla alındım, billa alındım. Heç kimseyi bulamadın ben gelirdim valla. Koskoca dünyaya laf yetiştirip duruyorum minicik İzfaş'ı mı yönetemeyeceğim.

İzmir'in ablası Işılay Saygın ofisimizi şereflendirmişti. O na sordum , Sayın Bakanım Aziz başkan kendini süper başkan olarak atamış ne diyorsun dedim.

Bana dedi ki " Bak Computerman kardeş, yöneticilik çok zor, herkes şu olsun, bu olsun diye diretince, adam en sonunda dayanamamış kendini atamıştır. Ne yapsın bu milletle baş etmek çok zor dedi. "

Her bayram sabahı huzur evine gidiyorsun, bu konudaki duyarlılığın benim gibi Computerman'i bile duygulandırdı.

Ancak ramazan süresince vatandaşlara dağıtılan yemeklerin ne kadar hora geçtiğini gördüm. Gerçekten ne kadar aç insan olduğunu da öğrenme fırsatım oldu. Ramazan çadırlarını gözlemlemek için çok zaman harcadım, bir kere bile yemek yemedim. Bir kez yiyecektim aklımdan geçti sadece on da bir haykırma ile irkildim.

Senden isteyeceğim şu ki... Bu çadırlar bir şekilde devam etse... Nasıl olur ? İzmir bu çadırların iaşesini karşılar sanıyorum...

Yine de sen bivlirsin...

Gelelim Cevat Durak'ın televizyonlardan yaptığı konuşmaya. Cevat Durak dedi ki Turan köprüsü yıkılırsa İzmir'in yarısı ile irtibatı kesilir. Bu konuşmayı duyduğumda çok endişelendim. İzmir'in sevenlerine ve İzmir için çalışanlara konuyu sordum.

Olay doğru ama Cavat Durak yanlış yerde duruyor dediler. Sen yol olmayan yerlere hem de fay hattının üstüne izinsiz binalar yapmışsın ve arkasındaki gölge müteahhitte senmişsin.

Bile, bile bu işleri yaparak insanları riske attığını söylediler. Ormandan izinsiz ağaçlar kestiğin de söyleniyor. Bu konuya bir açıklık getirsen çok iyi olacak.

Bu arada MHP İl Başkanlığına ve Ülkü Ocaklarına teşekkür ediyorum. İftar yemeğine nazik davetleri için. Ben garip bir Computerman olduğum için gelemedim. Kusura bakmayın dualarım sizinle.

Devlet ağamızın son çıkışlarını ibretle ve dikkatle takip ediyorum. İnşallah itidalli işler yapar, gaza gelmez ve gençleri gaza getirmez. Gaza gelen nice sevdiklerimizi kendi iktidarında kendi eliyle görevden alan bir genel başkan olduğunu hatırlatmak isterim...

Şimdi bu kadar yazdık çizdik yemyeşil çimenler üstünde Ediz Hun , Filiz Akın filmi gibi izlediğim Erkan Mumcu ve Serpil Yıldız 'ı anmadan edemeyeceğim. Gerçekten muhteşem ikili oldular.

En azından İzmir'in sesi duyulmaya başladı. İzmir'e gelip gidiyorlar bir hareket oluyor. Boşta kalan politikacılar için yeni ekmek kapısı onlar...

İyi gidiyorlar. Erkan Mumcu'nun yeni gelişmeler karşısında yaptığı açıklamaları dinlerken ufka bakıyor ve düşüncelere dalıyorum. Erkan Mumcu AKP de olsa bu kadar Hörmetli ağamıza destek veremezdi demekten kendimi alamıyorum.

Sağ olasın Erkan ağam, eline diline ve yüreğine sağlık. Hele İnternet adresi YOK.gov.tr olan bir kurumu kaldırmak için söylediklerin çok düşündürdü. Zaten olmayan bir kurumun neresini nerden kaldıracaksın onu merak ediyorum az daha açar mısın hani bir iki ip ucu olursa sevinirim.

Şimdi Doğu Perinçek ağamız üzülür bir iki kelam da ondan edelim...Doğu ağamız, Veren bir el ile birleşince baya başarılı olmaya başlamış...

Sevgili Doğu ağam, sen hep ateşle oynamayı seviyorsun ama bu ateş yaktı mı kökten yakar. Veren el'e güvenme...

Adam dünyayı kendi etrafında çeviriyorken, tüm dünya liderleri ve etkili sivil toplum kuruluşları önünde iki büklümken sen çıkmış dilenirken aldığın bir iki Nur'a seviniyorsun.

Bak söylemedi deme. Bu adam seni alır... Vermez haberin olsun...

Bu haber 01/02/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo