Türkiye de çok ilginç olaylar yaşanıyor. Hükümet kurulduğu günden bu güne kadar istikrar ve Avrupa Birliği üyeliği konusunda titiz çalışma ve heyecan sergiledi. Kendi tabanının hassasiyetlerini bile göz ardı ederek ciddi atılımlar yaptı.
Borsa ve ekonomik dengeler konusunda başarılı politikalar sergiledi. Güç ve para odakları daha önceki yıllarda borsada istedikleri gibi oynar küçük yatırımcının parasını elinden alırlardı. Borsa seans salonlarında emekli ikramiyesini batıranların sayısını bilmek mümkün değildi. Bir çok intihar hadisesi bile yaşanmıştı.
Hatta Deniz Baykal, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller ekibinde borsada oynayan büyük spekülatörlerin varlığı hep tartışma konusu oldu.
Eski borsacı olarak sayın Başbakanın bu davranış şekline bir anlam veremedim. Hatta Başbakan borsa da oynamayacağına, ekibinden de böyle bir davranışa izin vermeyeceğine göre Türkiye de bizim bilmediğimiz neler oluyordu ?
Geçen aylarda borsada aynı odaklar bir dizi operasyon yapmak istediler, hükümet borsada ve para piyasalarında dalgalanmaya izin vermedi.
Bir çok spekülatör küçük yatırımcıyı batırmak isterken battı.
Hatta ekonomik dengelerin sarsılmaması için kah Maliye Bakanı , kah Ali Babacan ve Sayın Başbakan olumlu açıklamalar yaptı.
En son zina olayları olarak adlandırılan yasa nedeniyle Avrupa Birliği ile yapılan tüm iletişim bir anda sayın Başbakan tarafından keskin kılıçla kesildi. Türk halkının, mecliste muhalefet partisinin bile tanı koyamadığı bu davranış şekli neyin habercisiydi ?
Tüm bu bilinmezler içinde para piyasalarına mana ve anlam katan biri olarak çözüm aradım. Hani Televizyonlarda ekonomist gençler çıkar düşen borsanın neden etkilendiğini doların neden çıktığını yorumlarlar.
Benden de günlerdir bu konu hakkında yorum isteniyor, paranın yönü ne tarafa diye yüzlerce mail ve telefon trafiği ile bunaltılıyorum.
Tüm meraklı ve endişeli yatırımcılara kendi görüşümü açıklıyorum.
Konu ne Zina ne de çapkınlık hikayeleri, nede kadın erkek eşitliği. Kadın erkek eşitliğini kim kaybetmiş de biz bulacağız. Dünyanın neresinde eşit? Bu konuyu daha sonra detaylı yazacağım.
Avrupa Birliği kesin bir ifadeyle KIBRIS'ı istiyor. Kıbrıs'ı vermeye kimsenin yetkisi olmadığı için konu zinada düğümleniyor.
Eğer bu tezim dışında sayın Başbakan tepki veriyorsa, bu yanlış bir davranış. Tüm porno filmler devletin gözünün önünde kontrolsüz olarak satılırken ( En yakın örnek İzmir Çankaya Bit Pazarı), CİNE5 devlet eliyle pornografik filimler gösterirken, emniyet halkın çıplak gözle gördüğü 5. kol faaliyetlerine göz yumarken, devlet genelevlerde kendi eliyle zina yaptırırken bu yasada ısrar etmek çok anlamlı gelmiyor.
Artık insanlık sel olmuş rahatlık ve özgürlük denizine akıyor. Evlilik zor ve anlamsız geliyor, Avrupa birliğine almamak için kim direnirse dirensin yaşantı olarak biz onlardan daha önlerdeyiz. Artık Türk halkı geri dönülmez bir yola girdi. İmrendiği özgürlüğün acılarını ve tadını alana kadar durulmayacaktır.
Şimdi en önemli sorun ekonomik dengelerin olumsuz etkilenmesine bir son vermek. Aksi halde eski hükümetler döneminde yaşanan borsa trajedileri yeniden yaşanmaya başlayacaktır.