Son günlerin yıldız ismi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi eleştirdiğim için bazı dostlardan sitem mesajları aldım. Genel Başkan Bahçeli'ye sitem edemeyenler yazarlara ve gazetecilere sitem ediyor.
Halbuki sayın Bahçeli'nin de eleştirilmeye, uyarıya ihtiyacı var. Kimin yok ki ? İki yazı yazıyoruz eleştiriyorlar. Durup düşünüyorsun acaba doğrusu hangisi diye ? Sayın Bahçeli de bizim yazılarımız nedeniyle düşünebilir.
Olur mu olur... İçimden bir ses olmaz diyor ama, yarı yarıya...
Devlet Bahçeli bir önceki iktidarını iyi değerlendiremedi. Çalışma arkadaşları yolsuzluğa bulaştı. Döneminde ülkücüler görevlerinden alındı mağdur oldu.
Rahmetli titreyen adam Ecevit'in arkasında el pençe divan durdu. Gösterdiği saygıyı kesinlikle anlıyorum. Hak da veriyorum.
Türk'ün örf ve adetinde olan bir davranışı yerecek değilim !
Terörist başı Öcalan'ın idamını engelleyen imzayı kendisi attı.
Erzurum da meydanlara ipi de kendisi attı. Başbakan Erdoğan'ı gerçekten yakışmayacak söylemlerle eleştirdi. Kendi ve Türk kamuoyu biliyor ki Abdullah Öcalan'ı astırmayan güç dışarda.
Bu bilindiği için Türk Halkı sayın Bahçeli'yi kınamadı ve olayın üzerine gitmedi.
Ancak sayın Bahçeli yetersiz danışmanlarının sayesinde bir çok hatalı çıkış yaptı. Bu çıkışlar MHP'ye oy kaybı olarak geri döndü.
12 Eylül öncesi olaylarda binlerce şehit vermiş bir siyasi parti olarak, o olaylara çanak tutan CHP ile gizli anlaşmaları basına yansıdı.
DTP milletvekilleri olarak bilinen PKK içinden gelmiş insanların elini ilk Bahçeli sıktı. Başbakan'a çok kırıldığı için onun elini sıkmadı.
Demek hala onlarca askerimizi şehit edenlere değil de, size iki laf söyleyene kırıldınız. Ben bu davranışa yanlış diyorum, siz doğru diyebilirsiniz.
Sayın Bahçeli Türk Halkı eski Türk Halkı değil. Artık gözleri açıldı. Hem de fal taşı gibi. Aldatan aldanıyor.
Rahmetli Türkeş'in ölüm döşeğinde olsam giderim dediği Tekir Yaylası'na gitmediniz. Türk kurultayına katılmadınız. Bu insanların içindeki neşeyi, sevinci kursaklarında bıraktınız.
Fısıltı gazetesinin hasta olduğunuzu yayması doğru ise geçmiş olsun . Değilse çevrenizi yeniden gözden geçirmenizde yarar var.
Seçim döneminde Çorum'da yaşanan olayların perde arkasını çeşitli ağızlardan dinliyoruz. Teröristler tarafından askeri üniforması üstünde vurulan ve ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum Başbuğ'un dava arkadaşının adaylığına tepki için tüm il, ilçe teşkilatları sanki bir yerden emir almışcasına istifa ediyor ve Çorum dan milletvekili çıkaramıyorsunuz.
Tüm bunlar tesadüf ise ben de sizi bir daha eleştirmeyeceğim, her hareketiniz için doğru, yaşa varol diye şak şakçılık yapacağım.