Türkiye yine sarsılıyor. Gül resmen Cumhurbaşkanı adayı. CHP, politikasını Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasını engellemeye endekslemişti. Gül ismi açıklandığında küçük çaplı şok yaşadı.
Hemen görüş belirtemediler. Aradan üç gün geçmişti ki Gül'e de karşılarmış.
Bu mızıkçılıkları, darbe ile tehdit etmeleri Türkiye'yi dünya önünde tartışılır hale getirdi. Ekonomi durgunlaştı halk ekonomik krizlerin içine sürüklendi.
Yaşanan kargaşa karşısında sayın Erdoğan acil erken seçim dedi.
Tüm siyasi partiler koşa koşa seçime gitti ve AKP % 47 halk desteği aldı. CHP eski oy oranını koruyamadığı gibi yarı yarıya fire vererek meclise girebildi.
CHP tabanı çılgına dönerek, Baykal'ın başarısızlığına ve hizipçiliğine başkaldırdı. Adına siteler kuruldu. Binlerce CHP'li Baykal İstafa Et diye haykırdı.
CHP yönetimi ve Baykal'dan onurlu bir ses çıkmadı.
Türkiye'yi laik-anti laik kamplara ayırmaya devam ettiler.
Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle MHP'nin olumlu yaklaşımını eleştirmeye başladılar. AKP Milletvekili Salih Kapusuz Kanal D televizyonunda tarihi sözünü söyledi.
"CHP kendi partisi, il başkanları ve seçmenleriyle uzlaşamıyor meclisteki siyasi partilerle hiç uzlaşamaz."
İşte son nokta. Doğru söze ne denir?
Baykal'da diyor ki; biz tüm üst düzey atamaları yaptık. Bu ülkenin eğitim sistemini, tüm üniversitelerini felç ettik. Rektör seçiminde bir oy alan rektörü atadık.
Şimdi Gül gelirse bizim yaptığımız tüm tahribatı tamire kalkar. Bu da bize uymaz deyiverdi.
Sayın Baykal bu ülke bizim, şehitlikler de senin görmediğin, evlerine gitmediğin, acılarını duymadığın gencecik şehitler de bizim.
Biz bu ülke için canımızı veriyoruz. Sen oturduğun koltuğu feda edemedin!
Artık senin ve şimdiki CHP yönetiminin hükmü kalmadı. Sen git, Atatürk'ün çocukları gerçek CHP'yi ayağa kaldırsınlar.
Bu halk gerçek CHP ve gerçek Atatürkçülere oyunu her zaman verir, size vermiyor. Zorla mı alacaksınız ?
Binlerce insan Mustafa Sarıgül diye meydanları dolduruyorken, neden size istifa et diye yırtınıyor?