Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


CHP yöneticileri ne zaman akıllanır?

İzmir tarihi günlerinden birini yaşıyordu. Kendilerini Cumhuriyetin bekçisi olarak gören CHP milletvekilleri koşa, koşa törene katılmışlardı. Hep birlikte Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin'i ziyaret ettiler. Görenler bu CHPliler akıllandı bile sanabilirdi.

Menemen'in CHPli Belediye Başkanı Tahir Şahin'in CHPlilere ve Menemen halkına bir sürpriz hazırladığını çok sonra öğrendiler. Tahir Şahin , Şehit Kubilay'ı anma törenlerine Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ü davet etmişti.

Ajanslarda haberi gördüğümde ilk alıma gelen Menemen ve Menemen halkı oldu. Tarihinde çok büyük bir tertibe kurban olmuş, Cumhuriyet tarihinin en kara lekesi alnına çalınmış bir ilçe olarak, daha temkinli, daha dikkatli hareket etmesi gerekirken, Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ü törenlere çağırarak gündemi karartmıştı.

CHPliler artık ağızlarıyla kuş tutsalar Cumhuriyeti koruduklarına kimseyi inandıramazlar. Çünkü, daha kendi partilerine bile hakim değiller. İzmir CHP il başkanı iş işten geçtikten sonra ilçe belediye başkanlarını disipline sevk ederek, partiden ihraç edeceklerini açıkladı. Edin efendim edin.. İzmir de 13 ilçeniz vardı hepsini bir, bir partiden ihraç edin...

CHP ölmüştür, miras paylaşımı için hayırlı evlatlar iş başına ilanı vermeyi de unutmayın...Bu arada hatırlatmakta yarar görüyorum. CHP sizin malınız değil. CHP Türk milletinin malıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün koltuğunu dolduramayan CHPli yöneticiler partiyi bitirdikten sonra hırçınlaşmaya başladı.

CHP bu ülkeye yön vermişti. Tüm yatırımlar alt yapı hizmetleri bir, bir canlanmış, yıkılmış bir imparatorluğu yeniden ayağa kaldırmış ve CHP ile başarıya ulaşmıştı. İnönü döneminde acımasız vergi politikaları ve halkın kıtlık ile karşı karşıya gelmesinden sonra CHP her geçen gün erimiş ve kendi bünyesinden kopan Menderes ile zirveye ulaşmıştı.

Yine hizipçi CHP yöneticilerinin hazımsızlığı neticesinde Menderes idam edildi. Yıllar sonra devlet özür diledi. Karaoğlanlı yıllar CHP'nin en parlak, ülkenin en karanlık olduğu yıllardı.

Kara oğlan atının üstünde genç ve ihtişamla koltuğunu doldururken dünyaya bakış açısı ve genel politikalar nedeniyle ülke kaoslara sürüklendi.

Gaz, şeker, sigara ve yağ almak için karneli günler geldi. O günleri yaşayan ninelerimiz ve dedelerimiz üzüntü içinde anlatırlar..

Kara oğlan dan sonra CHP de en önemli hatip Baykal Başkan oldu. İkna edici konuşmaları, hitabeti, boyu, bosu ve yakışıklı olması onu CHP'nin başına getirdi.

Yıka, yıka geldi. Şimdi Sarıgül diyor ki, çekilin ben geleceğim. İşte CHP'nin değişmez kavgacı ve hizipçi sendromu burada depreşiyor.

İktidar kavgasını ülkenin en hassas olduğu bir güne taşımaktan çekinmeyen, Şehit Kubilay'ı anma törenlerinde bile bu tutumlarını sürdüren CHP, artık Türk halkını incitiyor.Dileğimiz yaptıkları hatanın farkına varmaları ve Türk halkında özür dilemeleridir.

Bu arada kendi onay verdikleri Şişli Belediye Başkanını yolsuzluklarla suçlamaya çalışan Baykal'ın Borsa koridorlarında intihar eden emekli, dul ve yetimin haklarını kime ne şekilde peşkeş çektiğini açıklaması gerekir. O zaman Sarıgül'ün yaptığını iddia ettiği yolsuzlukları gündeme getirmeye hakkı var.

Eğer Borsada yaşanan spekülatör hareketlerinde parmağı yok ise, halkı inandıracak şekilde açık seçik anlatması gerekiyor.

Atatürk'ün kurduğu partiye, ona layık yöneticiler gerekiyor. Layık olmayanlar CHP den uzak dursunlar. CHP hiçbir kurum, kuruluş ve görüşün partisi değil.

Olamaz da .

CHP tüm katmanlarıyla bu ülkenin ve Türk halkının partisidir. CHP'nin resmi ve web sitesinde yer alan bu Tarihçe benim söylediklerimi kelimesi kelimesine doğruluyor.

İşte Sayın Baykal'ın itirafları ve şimdiki tam tersi CHP...

Okuyun ve siz karar verin...

Parti Tarihi


Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk tarafından 9 Eylül 1923'de kuruldu. Kurtuluş Savaşını örgütleyen ve yürüten "Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin" devamıdır.

Başlangıçta "Halk Fırkası" adını alan Parti, 1924 yılında "Cumhuriyet Halk Fırkası", 1935 yılında da "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu.

1927 yılında "Cumhuriyetçilik", "Halkçılık", "Milliyetçilik", "Laiklik" CHP'nin dört temel ilkesi olarak benimsendi.

CHP'nin tarihi Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihiyle özdeştir.

CHP kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk'ün önderliğinde bağımsızlığını kazandı, Cumhuriyeti kurdu, saltanatı kaldırdı, hilafete son verdi ve Ulusal Birliği sağladı.

Hukuk, eğitim ve toplumsal alanda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni biçimlendirdi.

1935 yılında daha önceki dört ilkeye "Devletçilik" ve "Devrimcilik" ilkeleri eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı. Partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgeler.

CHP, ulusal sanayiinin ve ekonominin geliştirilmesine öncülük etti.

II. Dünya Savaşı sonrasında tek parti konumunun tüm olanaklarına karşın, çok partili rejime geçiş sağlayarak öncü misyonunu sürdürdü.

Bu dönemde parlamenter demokratik rejimin kurumsallaşmasına dönük değişimleri gerçekleştirme ve temel hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesi verdi

1960'lı yılların ortalarında CHP sola açılarak kendisini "ortanın solu" olarak tanımladı.

1970'li yıllarda ideolojisini "demokratik sol" kavramıyla tanımlayan CHP, önerdiği sosyal reformlarla "düzen değişikliği"ni hedefledi.

Bu süreçte CHP, "devlet partisinden" "halkın partisine", düzen partisinden" "değişimin partisine" dönüştü.

Sosyalist enternasyonale katılan CHP, tarihsel geleneğini ve temellerini temsil eden ilkelerin yanı sıra sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de benimsedi.

Bu temel ilkelerin ışığında "özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği ile demokratikleşme" ilkeleri de CHP programında yer aldı.

Bu haber 01/02/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo