Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


Chp, 13 cansız bebek bedeninden medet umacak hale mi düştü ?

Aydın Doğan, Tayyip Erdoğan kavgası büyüdükçe büyüyor. Biri devlet gücünü ön plana çıkarırken, diğeri gazetelerinin arkasına saklanıyor.

Deniz Feneri davası AKP ve dindarları dövme için fırsat olarak algılanıyor.

Ayrıca Kızılay gibi bir kurum varken, Deniz Feneri Derneği neden kuruldu? Bu girişim ülkede ikilik çıkarma, hatta nifak değil miydi?

Eğer Kızılay şaibesiz bir çalışma sergilemiş olsaydı belki bu günlerde bu konuları tartışıyor olmazdık.

Kızılay adını yolsuzlukların zirvesine yazdırınca, dürüst ve vicdanlı insanlar Kızılay?a alternatif dernekler kurdu.

Bu derneklerin içinde en fazla büyüyen, ilgi çeken, yıldızı bir anda parlayan Deniz Feneri Derneği idi. Adeta Türkiye'nin yıldızı olmuştu. İnsanlar il ve ilçe temsilciliği almak, dernekte yöneticiliğe yükselmek için kavga ediyorlardı.

Dışarıdan bakıldığında insanların iyilik yapma uğruna münakaşa ettiklerini sanıyorduk. Asıl amaç bir rantın başında oturmaktı.

Bu gerçeği kimse görmezden gelemez. Ülkemizde iyi niyetlerle çıkılan birçok yol, sonrasında yozlaşmaya ve bozulmaya doğru kayıyor.

Siyasi arenadaki çekişmenin karşılıklı suçlamalarla halkı bunalttığı hatta depresyona sürüklediği gözlerden kaçırılıyor. Ergenekon zanlılarının bir, bir sağlık nedeniyle tahliyesi içimize şüphe düşürüyor.

100 bin YTL borcu nedeniyle intihar eden iş adamı, siyasi kavgaların gölgesinde silinip gidiyor. Hâlbuki bu intiharlar büyük krizlerin ilk belirtileri.


Bu gerçek ne medyanın, ne de siyasilerin gündeminde yok. Medyanın gündemi suni tiraj kaygısı, siyasilerin gündemi de yerel ve baskın genel seçime hazırlık.

Baykal borsada oynuyormuş, hisse senedini kendi üzerine değil de çevresindeki insanlara aldırmış. Bu iddia günlerdir Türk Halkını meşgul ediyor. Alınan hisseleri toplasanız 100 bin YTL bile değil.

Hâlbuki Baykal'ın borsaya ilgisi 1995'li yıllara kadar uzanıyor. 1980 olsa ne çıkar ki?

Menkul Kıymetler borsasında Baykal?ın hisse alması kanunlarla yasaklanmış değil. O da her vatandaş gibi bu hakkını kullanmış. Bunda garipsenecek tartışılacak, Baykal tarafından savunulacak ne var ki?

Türkiye gündeminde esas konular görmezden gelinirken, fason gündemler ön plana çıkarılıyor. Esas sorun Baykal'ın borsadan hisse alması değil, esas konu Baykal'ın borsada manipülasyon yapmasıdır.

O dönemlerin en hareketli hisseleri:

İhlas , Viking, Klimasan, Petkim, Pınar , Asuzu,Çukurova, Kepez ve Aktaş Elektirik?tir.

İlk bakışta ortaya çıkan manzara İhlas, Yaşar ve Uzan grubunu ön plana çıkarıyor.

İhlas hisselerindeki asansör harekatında kaybedenlerin vebali kimdedir?

Yaşar gurubu hisselerinden Viking ve Pınar Süt bir yukarı bir aşağı inip çıkardı. Borsa koridorlarında çalışanların maaşları bu iniş ve çıkışlarla ödeniyor dedikodusu hep söylenegelmiştir.

Uzan gurubu hisselerinin hareketliliği görülmeye değerdi. Sonu mahkemede bitse bile Cem Uzan borsa koridorlarında büyük kazanç elde etti.

Bu hisselere yatırım yapanlar ise zarar etti.

Biraz kurcalandığında paranın bozmadığı kurum ve kuruluş olmadığını daha yakından görüyoruz.

Çünkü para demek, her şey demek?

Kapitalizm artık en kılcal damarlarımıza kadar yerleşti, hem de en komünistinden, en dindarına kadar hepimizin damarlarında geziyor?

Kimse gerçeklerden kaçamaz.

İzmir'deki seri bebek ölümlerini de bu bakış açısı ile açıklamak mümkün.

Hekimlerin aç gözlülüğü, AKP hükümetinin sağlık alanındaki radikal projelerini gölgeledi.

Erbakan üniversitelerde başörtülü kızlara selam durduramadı ama onun çömezleri hekimleri hastalara selam durdurdu. Daha fazla hastaya bakarak yüksek pirim almak sevdası tedavide kaliteyi artıramadı.

Hastahanelerde hekimlerin ve diğer sağlık personelinin hataları yine aynı meslekten olan hastane yöneticileri tarafından görmezden gelindi.

İzmir'de ölen 13 bebek, bir yıl içinde İzmir hastanelerinde ölen bebeklere oranla devede kulak. Öncelikle sağlık çalışanlarının psikolojisi düzeltilmeli.

Hastanelerde muayene 09-12 - 13.30-16.00 saatleri arasında yapılıyor. Ortalama 6 saat. Bir hekim 6 saat içinde 100 hasta muayene ediyor. Hiç durmadan, tuvalete bile gitmeden, yeni nesil robot olarak muayene etse, hasta başına 3.5 dakika ayırabiliyor.

Siz bu sistemden hangi başarıyı bekliyorsunuz?

CHP milletvekillerinin bebek ölümlerinden medet ummasını da şiddetle kınıyorum. Biz CHP döneminde de bu hastanelere gidip geliyorduk.

Şu anki sistemden bin beterdi. CHP bu gerçeği unutturamaz. 13 cansız bedenden medet umacak kadar düşen CHP Türkiye?ye bir şey veremez.

Bu haber 01/02/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo