Televizyonlarda, gazetelerde yakışıklı Harbiyelileri görüp de imrenmeyen insan olur mu ?
Hele bahriyeli olup ta genç kızların yüreğini hoplatmayan ?
Olmaz.
Hatta Bahriyeli denilince akla gelen her limanda bir sevgili...İşte hayalleri süsleyen o üniformalar şimdi kızıla boyanıyor ve ŞEHADET mertebesine erişiyorlar.
İlk heyecan üniformaların dışarıdan görünen büyüsüne kapılarak başlar. Binlerce Türk gencinin arasında Türkiye'nin en zeki, en yakışıklı, en dürüst ailelerinin çocukları sınava kabul edilir.
En başarılı gençlerin en başarılısı askeri liseye adımını atar. Kapısından girmeden bütün sağlık kontrollerinden geçerek Türkiye'nin en sağlıklı gençleri unvanını da alarak nizamiyeden içeri alınır.
Bir kuş kalbi kadar hassas ve heyecanla başlar yolculuğuna. En ağır müfredat ile Askeri Liseyi bitirir. Bu süreçte her yıl, bir ay özel eğitim ve dinlenme kamplarına alınır.
Askeri Lisedeki başarı Harp Okulunun kapısını aralamıştır. Harbiyeli olmak Türk gençleri için büyük onur ve gurur kaynağıdır. Anneler babalar ağzı dualı kullar onlara bakarken maşallah deyin nazar değmesin diye ikaz ederler.
Harp Okulundaki eğitimden sonra kışlaya ilk adımını atar. Komutanlık ve mesleki stajlarında tamamlayarak ilk profesyonel yöneticiliğe adımını atar.
Artık genç bir Teğmen vardır karşınızda. İçi heyecan ve yenilikle coşmaktadır. Personeline askerlerine örnek olmak ve hata yapmamak için gece gündüz çalışır. Kendisinden daha yaşlı, tecrübeli meslektaşlarına bile örnek olmak konumunda bir makamın sorumluluğunu taşımaktadır.
Üsteğmen ve Yüzbaşı rütbelerine doğru hızla ilerlerken tecrübeleri de artmaktadır. Rütbesine göre verilen görevlerin sorumluluk ve ağırlıkları da artmaktadır.
Kendisine örnek olan üst rütbeli komutanlarını adım, adım takip ederken bir çok gerçeği teoride değil , pratikte yaşayarak görür.
Yüzbaşı rütbesi hayatının ve mesleğinin en önemli dönüm noktasıdır. Kendi konumundaki arkadaşları arasından yeniden üst komuta görevi için kurmaylık sınavı ile seçilirler.
Kurmaylık tam bir çelikleme diyebileceğimiz askerlik mesleğinin ve yöneticilik eğitimin zirvesine hazırlar...
Bir öğrenci gibi askeri liseden kışlaya kadar geçen tüm sürecin değerlendirilerek KURMAY unvanının onaylandığı bir süreci yaşar. Artık arkadaşlarına bile komuta edebildiği çok daha önemli görevlere gelir.
Tüm basamakları bir, bir aşarak yoluna devam eder. Artık aile hayatı dahil tüm hayatı mercek altındadır. Yapacağı en küçük hata onun zirvedeki yerini kaybetmesine sebep olur.
Kılık kıyafet, saç tıraşı dahil her şeyi örnek ve kurallara uygun olmalı.
Tüm merdivenlerden bıkmadan usanmadan bir, bir çıkar. Genç Harbiyeli şimdi Kurmay Albay olmuştur.
İşte o meşhur elek, bir daha çalışmaya başlar. Şimdi Kurmay Albayların içinden sadece ikisi Paşa (general) olacaktır.
Genç bir Tuğgeneral TSK' da genç bir Teğmen gibi heyecanlıdır. O heyecanla gece, gündüz çalışır, zaman ve rütbeler görevler derken bir gün emekli olduğunu duyar.
İşte yıkıldığı, tükendiğini hissettiği an bu andır. 15 yaşında giydiği üniforma artık gardropta duracaktır. Yılların birikimi, eğitim, hepsi artık yok sayılacak.
Makam, mevki, rütbe kalmadığı ve üniforma gardropta olduğu için insan kendini zirveden dibe çakılmış gibi hisseder.
Türkiye'nin en ahlaklı ailesinin,
En zeki
En yakışıklı
En sportmen
En sağlıklı
En iyi eğitimli evladı emeklilik iksiri ile tüm kariyerini sıfırlamıştır.
Apartmandaki yanlış davranışa müdahale etse burasını kışlaya çevirdiniz derler...
Her hangi bir işyerinde görev alsa yöneticiler ve personel ASKER KAFASI işte derler.
Buraya kadar bildiğimiz ve bilmediğimiz bilsekte yazamadığımız yönleriyle bir askerin hayat haritasını çıkardık.
Bir dönem Necmettin Erbakan Türkiye'nin en zeki eğitimcilerini ABD ve Avrupa Üniversitelerindeki görevlerinden ayırarak siyasi oluşumun içinde değerlendirme düşüncesiyle görevlerinden istifa ettirmiştir.
TBMM içinde en eğitimli milletvekilleri Necmettin Erbakan'ın adlarını bile karıştırdığım Partileri içinde yer aldılar. Necmettin Erbakan'ın siyasi oluşumu aracılığı ile Bakan Milletvekili olacağı vaatleri ile akademik dünyadan kopan eğitimciler Necmettin Erbakan'ın ve Türkiye siyasi hayatının insan harcayan değirmeninde heba olmuşlardır.
Dünya üniversitelerinde hocalık yapabilecek kadar başarılı insanlar ne kariyerlerine geri dönebilmişler ne de siyasi arenada hizmet imkanını yakalayabilmişlerdi.
Necmettin Erbakan tarafından harcanan Türkiye'nin beyin takımına her zaman üzülürüm. O zaman dini düşünceler ön planda olduğu tezi ile dışlanan Türkiye'nin beyin takımı / kaymak tabakası şimdi yine bir başka tez ile dışlanmaktadır.
Asker kafası yaftasıyla harcanan Türkiye'nin en eğitimli, devlet tecrübesi yüksek insanlarının harcanarak yazlıklarında çürütülmesi kimlerin kazanç hanesine yazılıyor dersiniz ?
Bu yazımda ne Necmettin Erbakan'ı yermek istedim, ne de Askeri olduğundan fazla yücelttim....
Necmettin Erbakan bu ülkeye Başbakanlık yapmış bir devlet adamıdır. Bir çok teknolojik gelişme onun sayesinde ülkeye kazandırılmıştır.
Tüm yaptıkları yanlışlarını doğru kılmıyor, bunu söylemekte bu halkın hakkı diye düşünüyorum.
Kısaca Türkiye de bir oyun ve tezgah kurulmuş ve bu tezgah yanlış tartmasına rağmen hala ayakta.
Türkiye'nin beyin takımı , yoğurdun kaymağı başkaları tarafından etkisiz hale getiriliyor.
Birine gerici, dinci yaftası vurulurken, diğeri Asker Kafası sözleri ile dışlanıyor.