Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


"Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete"

Rahmetli Cem Karaca özlettiren üslubuyla: " Bindik bir alamete , gidiyoruz kıyamete " demişti. Son günlerde ülkede görülen baş döndürücü gelişmeler Cem Karaca'nın yıllar önce duyduğu endişeyi destekler nitelikte.

Mecliste siyasi partiler arasındaki transfer trafiği futbol dünyasındaki transferlerden daha inanılmaz boyutlarda gerçekleşiyor. Gizli bir güç hem CHP, hem de AKP de çorbayı kaynatırken ters karıştırıyor.

Halk arasında komplo teorisyenleri bu kadar baş döndürücü gelişmeler karşısında boş durmuyor. İşte komplo teorisyenlerinden gizemli bilgiler:

- Bu gelecek üçüncü ve güçlü bir siyasi parti doğuracak.

- Hatta bu siyasi parti denge unsuru gibi görülmenin yanında yeni AKP, CHP koalisyonuna zorlayacak.

Dr. Erdoğan Günal'ın yeni bir kitabı çıktı. "Türkiye'de Seçim Sistemlerinin Siyasal Kurumlar Üzerinde Etkileri" Kitap komplo teorisyenlerini haklı çıkaracak bilgilerle dolu.

80 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nde 59 hükümet kurulması gözlerden kaçtı, sanki erken seçimler siyasi partilerin iç çekişmeleri ve iktidar hırsı gibi algılandı, hala da o şekilde algılanıyor.

Menderes 10 yıl içinde 5 hükümet kurmuş ve idamla sonuçlanan bir trajedi yaşamıştı.

Ayrıca 80 yıllık TC hükümetleri ortalama 1.4 yıl iktidarda kalmış. İnanın bu gerçek eli kalem turan Türkiye sevdası olan birçok insan tarafından mutlaka biliniyordu. Bakmakla görmek arasındaki fark bizi " komplo teorileri" düşünmekten alıkoymuş.

İki yıl önce kaleme aldığım bir yazıda "hepimizin ödü koptuğu Amerika" deyimini kullanmıştım. Van'da yazımı okuyan bir site ziyaretçisi yazımı Van yerel medyasında yayınlatarak beni Van semalarında meşhur etmeyi başarmıştı.

VerEliniAmerika.Com adında bir site fikrim vardı. Ve bu site hayata geçirildi. Reklam broşürleri diğer reklam broşürleri gibi İzmir sokaklarında dağıtıldı. İlk defa halk ve polis ciddi tepki gösterdi. Hatta bir polis memuru reklamları dağıtan üniversite öğrencilerini azarlayarak elinden binlerce dokümanı alıp çöpe bile atmıştı.

Reklam dokümanı eline geçen bir MHP aşığı hemen telefona sarılarak siz bizim kızlarımızı Amerikalılara peşkeş mi çekmek istiyorsunuz diye telefon ahizesini çatlatacak kadar bağırmıştı. Korkudan titreyen sekreter kızın elinden ahizeyi alarak gerginliği dağıtacak şu öneriyi yapmıştım:

" Bizim oğlanlar gitseler Amerikan hatunlarla evlenseler, hatta Amerikalı hatunlara 5 er çocuk hediye etseler ve 30 yıl sonra Amerika bizim olsa....

Nasıl olur ?

Telefonda bağıran kızan ses : "Galiba siz haklısınız." demişti.

O gün ziyaretimize gelen misafirler ve çalışanlar benim soğuk kanlı önerim karşısında katıla katıla gülmekten kendilerini alamamışlardı.

Bildiğimiz gibi İzmir Valisi zor günler geçiriyor. Hürriyet gazetesinin ısrarlı manşetleri bir valiyi istifa aşamasına getirmeye az geldi. Halis Toprak ile aile dostlukları olduğu anlaşılan sayın vali eski dostluğunu unutmadı ve " Dost kötü günde belli olur. " sözünün gösterdiği dost olduğu için suçlu ilan edilmeye çalışıldı.

Ben sayın valiyi suçlayacak bir olay olduğuna inanmıyorum. İnsanın başına herşey gelebilir. En sevdiği dostu, arkadaşı, kardeşi bir hata yapabilir, katil bile olabilir. İnsan olarak ona yardım etmek onun kötü gününde yanında olmak erdemdir.

Ben bu şekilde düşünüyorum, hatta sayın valinin hiç çekinmeden dostluklarının arkasında durmasını öneriyorum.

Doğu Perinçek Ulusal Konseyi aracılığıyla Yusuf Halaçoğlu'na destek verdiğini göstermek için birçok aydını İsviçre'ye götürüyor. ADD derneklerinin de organize olduğu girişimin, uluslararası skandal çıkaracak endişeleri taşıyan komplo teorisyenlerine hak veriyorum.

Son günlerde Doğu Perinçek cephesindeki değişim sorgulanıyor ve internette Abdullah Öcalan ile samimi fotoğrafları yayınlanarak eleştiriliyor.

Doğrusu samimiyetsizlik ve bit yeniği düşüncesi Sayın Perinçek ile birlikte hareket eden aydınlarda da var.

Sayın Perinçek'in yerinde olsam bu kadar eleştiriye bu kadar dedikoduya bir son verirdim.'Abdullah Öcalan 30 bin şehidimizin katillerinin azmettiricisi olabilir, ancak benim çok eskiye dayanan dostum' derdim. Eğer gerçekten dostluğunda samimi ise Perinçek'in bunu söylemesi ve dostluğunun arkasında durması gerekir.

ŞehitlerÖlmez.Com sitesini hazırladığımız günlerde bir vatansever telefonda avazı çıktığı kadar bağırarak;

" Adamın adı: Yusuf, Soyadı: İnan, firmanın adı Deniz Web. Bu şehitlerimize saygısızlıktır" demişti. Geçmiş ideoloji takıntısı olmayan yeni nesil bu diyaloğu çözmekte zorlanacağından açıklamam bir zaruret.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan üç arkadaştılar bir provokasyon neticesinde kendilerini idam sehpasında buldular.

İşte benim ismim tarihi bir isim. Kimileri suçlayarak kimileri büyük sempati ile karşılasa da bu ad benim dedemin adı.

Bu haber 28/01/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo