Manşet: İZMİR'İN VE AZİZ KOCAOĞLU'NUN KURTARICISI...


Aydın Doğan abime

Geçen hafta gazete köşelerinde mini minicik bir haber gördüm. Bir medya patronu alternatif medya olarak nitelendirilen iki İnternet sitesinin yayınının durdurulması için talepte bulunmuş.

Mahkeme karar vermiş ve yayının durdurulması için servis sağlayıcılara müzekkere gönderilmiş. Hatta bazı servis sağlayıcılar işleme koyarak bu adult siteyi müşterilerine göstermeme kararı almışlar.

Aslında müşterilerine ben şu siteyi gösteririm bu siteyi göstermem gibi bir sözleşmeleri yok.

Müşteri tüm siteleri izleme imkanı verilmesi için bu hizmeti alıyor ve bu şekilde anlaştı. Anlaşmaya sadık kalınması gerekmez mi?

Burası Türkiye olduğu için gerekmez. Emir demiri keser. Hatta hukukta bir kanun maddesi var. Faiz hiçbir zaman ana parayı geçemez.

Peki biz 225 YTL için % 60 faiz ödüyoruz. Kalanına itiraz ediyoruz. Bağımsız yargı kararını veriyor ve 738 YTL daha faiz ödenmesini öngörüyor.

Benim canım ülkemde 225 YTL borç için 1218 YTL faiz ödeniyor ve yasalara uygun.

Sevgili Aydın Doğan abi, senin durumunu okuduğumda gerçekten ürperdim. Sen ki öyle iki bilgisayar çocuğuna yem olacak bir medya patronu değilsin. Hem çocuklar demiş ki Saros beyin dostu. Bunda ne var ki ?

Ben Saros beyin dostu değilim diye tekzip edersiniz o iki bilgisayar çocuğu da kendini baya büyük medya gibi sanır ve bayram şekeri gibi sevinir.

Ne olurdu sanki onlara bu zevki tattırsaydın?

Mimar Sinan'a çocuk gelmiş " bu caminin minaresi eğri " demiş. Koca Sinan çocuğu kırmamak için ipi minareye bağlatmış ve çekerek düzeltmiş çocuğun da gönlünü almış

Hani senin gibi devletlu bir medya büyüğü bu kadar olgunluğu olsun gösterse kıyamet mi kopardı ?

Hemen devletin o kadar önemli işlerini yetiştirmek için canla başla çalışan savcılarını, mahkemelerini seferber edip siteler tiz elden kapatılsın fermanı çıkarttırmışsın.

Peki Sevgili Aydın Doğan abi;

Hani senin gazeten, bir manşet atıp ta, vatan sever bir insanı o manşetle vatan haini yapmıştı. 21. Yüzyılda 7 yaşındaki çocuklar aç kalmış, hatta üç gün kuru ekmek bile yemeden kalmışlardı.

Senin manşetinin korkusundan, şiddetinden bir insaf sahibi çıkıp bir dilim ekmek, bir yudum su bile verememişti.

Desem sen ne dersin ?

Olmaz öyle şey ben böyle bir haksızlığı yapar mıyım der misin, demez misin ?

Hatta yılların birikimini, bir manşetle yerle bir etmişsin desem. Hatta bu şekilde mağdur ettiğin başkaları da vardır desem.

Sen yine kendini savunursun değil mi ?

Sevgili Aydın Doğan abi, fırsat ayağına geldi. Yol yakınken bir kez düşün...

Sen nasıl Saros abi senin dostun denilince kızıyor ve ortalığı bir anda dağıtıyorsun.

Senin kadar gücü olmayan insanların, aç kalan çocukların içlerinden geçenler ve seni vicdanında bir gün yargılayacak olanların varlığı seni düşündürmeli.

Güç elinden gitmeden ve yol sona yakınken dönmelisin.

Ben dedim diye dönecek değilsin belki ama bir an düşündürebilirsem mutlu olacağım.

Bu haber 01/02/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo